Kaydet
a- | +A

Cumhurbaşkanlığı değişikliğinden sonra 57. Hükümetin fazla ömürlü olmayacağı tahmin ediliyordu. En fazla sonbahar... Belki sene sonu idi konuşmalar.

İktidara bu kadar mühlet biçilmekteydi. Ortaklar artan bir dozda birbirlerini hırpalamaya başlayınca hükümetin yaşama şansı da azaldı. Bahçeli, erken seçimden söz ediyor, Ecevit, yola fazla devam edemeyeceklerinin sinyallerini veriyor. Hükümetin sallantıya girmesi komisyonlardan Yüce Divan kararları çıkması ile başladı. Ancak MHP''nin komisyon kararları ile meclis tasarruflarını farklı tutması ortaklarını tatmin etmedi. Bu parti her ne kadar komisyon kararlarının milletvekillerinin vicdani kanaatleri olduğunu ileri sürdüyse de bunun bir taktik olduğu açık. Koalisyon için her ân her şey olabilir. Buna mukabil hiçbir şey eskisi gibi olamaz... ANAP''la MHP kırgın, DSP ile MHP. Mesut Yılmaz bugün mecliste aklansa dahi bu aklanmanın değeri fazlaca olmayacaktır. ANAP Genel Başkanı, dün meclisi vicdanlı olmaya çağırırken keşke TBMM''den kendisini Yüce Divan''a sevk etmelerini isteseydi. Bir şeyin şuyuu vukuundan beterdir. Bir lider sürekli şaibe altında yaşayacağına mahkemeye gidip beraat etse daha doğru olurdu.

İşte bu yapılamıyor. Böyle bir cesaret gösterilemeyince de kafalar karışıyor. Anlaşılıyor ki MHP, kendisine yöneltilen "teslimiyetçi" ithamını silme gayretinde. İnce oyunlarla Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller''i saf dışı bırakmak istiyor. Onun için bugün ister istemez bu iki genel başkan birbirlerine destek olacaklar. Kaderin cilvesine bakınız. Birbirlerine böylesine zıt iki isim bugün dayanışma içindeler. MHP her cephede savaş açmış durumda... ANAP cephesi, DYP cephesi ve nihayet DSP cephesi. Ortakları birbiri ile cebelleşen bir iktidardan bir fayda beklenebilir mi? Biraz zor... Peki, MHP dışlanarak, yerine FP veya DYP alınabilir mi? İkincisi belki ama yine de iktidar "siyaset yorgunu" olmuştur. Artık gitmez. Şunu belirtelim ki MHP''yi dışarıda bırakacak formül onun işine yarar. MHP aktif bir muhalefet yaparsa kayıplarını telafi edebilir. Dikkat edilmesi gereken bir başka politik konu ise hükümetin hangi parti tarafından yıkılacağıdır. Ecevit dahi ümitsiz ama yıkan kendisi olmak istemiyor. Onun için bu işi ortaklarına, daha ziyade de MHP''ye yaptırma niyetinde. Siyaset, yaz sıcakları ile beraber daha da kızışacak; bugünkü oylama çok şeyin başlangıcı olacaktır. Onun için kritik gündeyiz. Geçen gün eski meclis başkanlarımızdan Ferruh Bozbeyli ile aramızda geçen bir telefon konuşmasında "Sayın Bozbeyli Türkiye nasıl gidiyor?" diye sorduk. Bozbeyli, "Yıllar evvel aynı suali ben, İsmet Paşaya sormuştum, cevabında ''kendi tabiatında gidiyor'' demişti" diye cevap verdi. Her şey kendi tabiatında gidiyor.

Ve galiba bir devir bitiyor. Yani; Türkiye iyiye gidiyor. Eminiz ki yarın daha genç, daha demokrat, daha hürriyetçi bir Türkiye''de yaşayacağız.