Hakikaten bu bir mesele. Televizyondan Türkçe yayın yapılması ve Kürtçe eğitim tarzında iki şekilde karşımıza çıkıyor.
Kürtçe 20 yıl önce yok farz edilmiş, emirle bir dil hayattan çekilmişti. Bunun mümkün olmadığı anlaşıldı ama çok pahalıya mal olan bir dersle. Kürtçe vardır. Kürtçe konuşan vatandaşlarımız da vardır. Bazı komşu ülkelerimizde de Kürtler vardır. Bu doğru. Ancak başka doğrular da var. Kopuşlar hep böyle başladı. Yunanistan, Bulgaristan... gibi Türk toprakları, nasıl bağımsız devletler oldular? Bu ırkların milliyetçilerinin gayretleri ile kilise, milletlerarası kuruluşlar, kuvvetli devletler araya girerek masum istekleri masamıza koydular... Muhtar idare dendi. Ana dilde eğitim dendi. Üçüncü ülkelerle doğrudan temas dendi. Ve sonunda bunları bir bir alanlar, devletleşerek Türkiye ile savaştılar. Kısaca temas ettiğimiz olayın tarihi boyutudur.
Asla göz ardı edilmemesi gerekir. Kürtçe eğitim de öyle.
İmparatorluk döneminde Türkçe''den başka bir dilde eğitim yapılmamış, resmi lisan sadece Türkçe olmuştur... Bugün bunlara bir de radyo-televizyon yayını ekleniyor. Öyleyse ne yapılacak? Kürtçe''yi yok sayan anlayış devam mı edecek, yoksa yeni formüller mi bulunacak? Konu istismara çok açıktır. Bir kere buna dikkat etmek lazım. Oy için, çağdaşlık için populist yaklaşımlarla konuşmak millî bütünlük ve gelecek açısından tehlikeli olur. Böyle bir tehlikenin zuhuru -Allah etmesin- bu topraklarda yaşayan herkesin felaketini hazırlar. Kürt de Türk kadar uyanık olmak zorundadır.
Diğer taraftan yurtdışından radyo-televizyon yayınlarının yapıldığı da bir gerçek. Daha acı gerçekse Türkçe bilmeyen vatandaşların varlığı. Bu vatandaşlarla sağlıklı iletişim için Kürtçe, fikrin en anlaşılabilir yanıdır. Siz yabancı olurken ülkenizin birtakım mensuplarına dilleri ile yaklaşan insanlar onlara zarar veriyorlar. Sonuca pratik çözümlerle gidilebilir: Eğitim de yayın da resmi kurumların dışında olmalı. Kürtçe eğitim veren özel okullar açılabilir.
Özel radyo-TV''ler kurulabilir. Zaten özel okullar da TV''ler de sıkı bir devlet denetiminde.
Gerekirse TRT5/GAP özelleştirilerek ihale yoluyla satılır. Bunu Kürt asıllı zenginler alabilirler. Veya böyle bir şirket bütün vilayetlerimizin özel idarelerince satın alınır. Bugün uydudan veya kablodan her çeşit TV yayını takip edilebiliyor. Özelleşmiş bir TRT5 de o mahiyeti kazanır. Bu mesele hassas. Halli herkesten çok Kürt asıllılara kalıyor. Onlar milli birlik ve beraberlik mevzuunda herkes gibi düşünür ve inandırıcı olurlarsa bunlar aşılmayacak zorluklar değildir.

