Kaydet
a- | +A

Eğer sen kendini insan neslinden gelmeye layık görmeyerek Âdem Peygamberle Havva validemizi beşer soyunun başlangıcı olarak kabul etmeyip de Darwin''in adı üzerinde bir teoriden; faraziye, varsayımdan başka birşey olmayan görüşlerini bir nas gibi telakki edip semavî kitapların mutlak nasları âyetlere itiraz ederek aslını kurbağaya, maymuna bağlıyorsan sana kim ne diyebilir? Yüce Allah, kendisine inanan inanmayan her insana irade-i cüz''iye vermiştir. Sen bu irade ile dilediğini seçebilirsin. İster Kur''an-ı kerîm''e inanırsın istersen Darwin''in dediklerine... Şu var ki Darwin teorisinin insanın maymundan geldiği iddiasını absürd sayan, sadece İslamî itikadda olanlar değildir. Musevîler''le İsevî''ler de bu görüşü şiddetle reddetmekteler. İddia, bir ân için doğru kabul edilerek insanın ilk atasının maymun, onunkinin kurbağa, onunkinin bir su böceği olduğuna inanılsa da ilk mahlûku yaratan bir kudrete yine ihtiyaç vardır. O kudret kim, adı ne? Sen buna "tabiat" diyorsun... Peki "tabiat" dediğin yerleri, gökleri, iklimleri, zamanı yaratan kim? Determinist felsefeye inanmışsın. Determinizme göre "hiçbir şey yok iken var edilmez, var iken yok edilmez." Tabiatı da tek hücreliyi de, maymunu da Darwin''i de insanı da... Gökleri, göklerdeki bulutları, yıldızları, güneşi, galaksileri, yerleri, yerlerdeki dağları, denizleri, ırmakları bitkileri, madenleri... Çıplak gözle görülenden bir mikroskopla ancak seçilebilene kadar her şeyi halk eden varlığın, gücün ismi Allah-ü teâlâdır. O, ezelidir, başlangıcı yoktur, ebedîdir, sonu da yoktur. İnsan dahil, yaratılmışların hiç biri ezeli değildir.

İnsan dışındaki mahlûkat üstelik sonludur. Senin insana ata yapmaya kalkıştığın maymun dahil bütün hayvanlar, öbür dünyada toprak olacaklar. İnsansa dinli de olsa dinsiz de olsa yok olmayacak. Fark şurada, İslamiyet, ateiste bile yok olmayı layık görmüyor. Sense buna razısın.

Mesele, vahye veya akla inanmaktan ileri geliyor. Ehli kitap, hazreti Cebrailin vahiyle getirdiğine îmân etmekte. Buna "amentü" diyoruz. Sen akla inanmaktasın. Ehli kitap, yüce Allah''ın kitaplarıyla bildirdiği resulleri yol gösterici kabul ederken sen akla uymaktasın. Oysa akıl da madde gibi ezeli değil, mutlak olamaz, yaratıcı olamaz, yaratılmıştır. Şartlara, eldeki bilgilere, insanın neş''eli, üzüntülü, dağlı-şehirli, tahsilli, cahil olmasına göre değişir... İnsanlar önce ikiye ayrılıyor, sonra tekrar ikiye ayrılıyorlar. Ehli kitap olanlar olmayanlar. Ve Muhammedî olanlar ve olmayanlar. Sen bunlara inanmıyorsun. Bunlara inanmamakla kaybediyor ve kaybettiriyorsun. Kendini yakıyorsun, bari başkalarına acı. Binlerce yıllık dünyada milyarlarca insan geldi geçti. Şimdi de altı milyarız. Sen, bu milyar kere milyarın içinde kum tanesi bile değilsin. Buna rağmen insalığa yön vermeye çalışıyorsun. İşte beşerin temel mes''eleleri...

Temel mes''ele teknolojik değil, ilâhî ve metafiziktir. Sen temel mes''eleler önünde bâtıldan bâtıla saplanıyorsun.

Önce determinist felsefe, sonra Darwin, derken reenkarnasyon...

Akıl, şaşırır...