TBMM Başkanlığının eski önemini kaybettiğini sanıyoruz. Siz ne düşünürsünüz bilmiyoruz ama bize öyle geliyor. Mesela eskiden bütün oturumları Başkan bizzat yönetirdi. Şimdiyse yardımcıları bu işi yaparken o daha ziyade protokol işleri ile meşgul oluyor. Meclis Reisinin TBMM''ye riyaset ettiği celse sayısı giderek seyrekleşti, hatta istisnalaştı. Öyle ki kendi vazifesini hicveden Başkanlar bile gördük. Hatırlarsınız herhalde. Papyon kravat takma zorunluğundan dolayı Hüsamettin Cindoruk, otellerin şef garsonları ile aralarında benzetme yapmıştı. O sırada bu nükte hayli konuşulduysa da "teşbihte hata olmaz" düsturu gereği kimse alınmadı. Zaten sayın Cindoruk''un kendisi de smokin ve papyon giydi. Yeni yasama yılımızda TBMM Başkanlığı tekrar gündemde. Dikkat etmişsinizdir. Partiler var güçleri ile bu meseleye sahip çıkmıyorlar. Daha ziyade kişiler onunla ile meşgul. TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanına vekalet eder. Bu bir şeref; fakat "vekil asil gibidir" karinesine rağmen vekalet sırasında sorumluluk isteyen evrakları bekletmek teamül olmuştur.
Makamı asıl cazip kılan bu vekalet görevi değil, Meclis Başkanlarının Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk akla gelen isim olmasıdır. Esas cazibe bundan. Bu defa 7 kişi birden aday oldu. Bazıları ilk turlarda elendi. TBMM partilerin bir çok hesap kitabı ile yeni başkanını bulacak. Kim başkan olmalı... Seçilme şansı göz önüne alınırsa iki isim önemliydi. Murat Başeskioğlu...
Ve Yılmaz Karakoyunlu. Sayın Başeskioğlu, 28 Şubat''ın ilk fırtınasında İçişleri Bakanıydı. Yumuşaklık, ağırbaşlılık ve zekâsıyla fırtınanın kasırgaya dönüşmesini önleyen kişilerden oldu. Diğerleri, devrin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ve Oltan Sungurlu''dur. Sağduyu sahibi bu üç şahsı tarihin unutmaması lazım. Erken seçim kararının 9 ay önceden alınması Adalet Bakanı Oltan Sungurlu ile İçişleri Bakanı Başeskioğlu''nu diplomatça saf dışı bırakmak için bir operasyon olduğu pekâlâ fark edilmişti. Murat Başeskioğlu, denge adamı vasfı ile Meclis Başkanlığı''na yakışır. Diğer isim Yılmaz Karakoyunlu. Sayın Karakoyunlu''ydu. "Entelektüel Boyut" televizyon programı ile ilk defa geniş kitlelere biz takdim ettik. Çalışkan ve çok yönlü bir insan. Şair, tiyatro yazarı, köşe yazarı, romancı, hatip. Yılmaz Karakoyunlu''nun esas hedefinin Cumhurbaşkanlığı olduğuna eminiz. Parti arkadaşı Murat Başeskioğlu lehine çekilmesi de O''na verdiği söz yönünden takdire şâyandır. Bundan sonra O''nun için çalışması isabetli olur.
Mühim olan karizmadır. ANAP''ın dördüncü parti olması şu sıra fazla dikkate alınacak bir husus sayılamaz. Yılmaz Karakoyunlu aynı zamanda hesap adamı. Şimdi bıraktı, bir dönem sonra şansını tekrar deneyebilir. İlk defa bir hukukçu cumhurbaşkanımız oldu. Bir gün de yazar bir cumhurbaşkanımız olabilir. Tıpkı Çek Cumhuriyeti gibi. Ülkemizi ziyaret eden Çek Cumhurbaşkanı Vaclev Havel de şair ve tiyatro yazarı. Ağırlıklı olarak ikincisi. O''nun vaki ziyareti üzerine şunları konuşmamız Karakoyunlu adına enteresan bir tevafuk. Tabiî o günlerde Ahmet Necdet Sezer 7+7 yapmazsa. İş yerindeki şahsî telefon görüşmelerini bile cebinden ödeyen bir cumhurbaşkanını Türk milleti kolay kolay bırakmaz.

