Kaydet
a- | +A

Nükte, hayatta da siyasette de değerli bir malzemedir. Nükte aykırılıkların çatışmasıdır. Zekâ veya mantık boşluklarının yakalanmasıdır. Bu çatışma veya boşluklar, ânında bir iki cümle ile karikatürize edilir. Nasreddin Hoca fıkrası anlatmak nükte değildir. Fıkra, nakledilir. Nükte ise doğaçlama yolu ile meydana gelir. Biri, nüktedan bir şahsa bir şey der, maksadı öğrenmek veya o kişiyi küçük düşürmektir. Nükte sahibi kıvrak zekâsı ile muhatabının niyetini anlar ve sırtını yere getirir. Nükte yapabilmek için sür''at ve intikal kabiliyeti şarttır. Nutuklarında, basın toplantılarında, açıklamalarında sözlerini nüktelerle zenginleştirmeyen politikacı, monolog yapar gibi konuşur. Sıkıcı, yavan ve bezdiricidir. Nükte yapabilmek için muhakkak surette halk kültüründen, edebiyattan, menkıbeden kıssadan nasipli olmak şarttır. Eski muharrirler, yani yazarlar fıkralarını; köşe yazılarını bir beyit, mısra, atasözü, deyim hatta kıssa veya menkıbe ile tadlandırırlardı. Politikacılarsa aynı tadı hazır cevaplılıkları, okudukları şiirler ve darbımesellerle yapardı... Nükte bazan taarruz, bazan da müdafaa için payanda olarak kullanılır..

Bir şartı da latif olmasıdır. Çünkü; latife latif gerektir. Kaba ve incitici sözler nükte olamaz. Çam devirmekle nükte yapma arasında ince bir fark vardır. Bu farkı hünerle uygulamak sanattır. Dünyanın neresinde olursa olsun kendi ana dilini iyi bilmeyen insan, asla nükte yapamaz. Nükte sadece siyasette olmaz. Sınıfta, kahvehanede, iş yerinde insanın yaşadığı her mekânda en umulmadık ânda havada nükteler uçuşur. Nükte insana zaman kazandırır, dikkatleri başka tarafa çevirtir. Bazan da iltifat için nükte yapılır. Bazı nüktelerse tarihe geçer. Bir tanesini nakledebiliriz... Bayrak şairi Arif Nihat Asya, Malatya Lisesi''nde edebiyat "muallimi"dir. Devir 40''lı yıllar. Yoksulluk dizboyu. Bir kış günü "Maarif Vekili" Hasan Âli Yücel, liseyi ziyarete gelir. Müdür, okulu gezdirir. Sınıflara girip çıktıktan sonra öğretmenler odasının kapısından görünürler. Öğretmenler hep birden ayağa kalkarlar. Bir kişi ise köşesinde oturmuş istifini bozmamaktadır. Hasan Âli Yücel''in canı sıkılır. "Niçin ayağa kalkmadın?" demesi mümkün değil. Bir müddet bu âsi, öğretmeni süzer ve sert bir şekilde sorar: -Senin paçaların niçin çamurlu? Sanki diğerleri tiril tirildir. İsmet İnönü zihniyetine muhalif Arif Nihat Asya o zihniyetin bakanına ayağa kalkmayarak tavır koymuş fakat ağır bir suale muhatap olmuştur. Müdür ve öğretmenler dikkat kesilirler. Muhalif şair, saniye sektirmeden suale sualle cevap verir: -Senin ağzın benim paçalarımda ne arıyor?

Bu çok sert karşılık, demokrasisiz, muhalefetsiz Türkiye''de muhalefetin sesidir. ......... DÜZELTME Dünkü Yazımızdaki Mustafa Yenigün ismi, Sedat Yenigün olacaktır, Hamid Fendoğlu da 1980''den önce şehid edilmişti. Ancak mühim olan, isimler, yer zaman değildir. Bir kısım insanların nisyana, unutulmuşluğa terk edilmiş olmalarını kınıyoruz..