Kaydet
a- | +A

Türk hukuk sisteminde hakeme gitmek vardır; buna "tahkim" denir. Mahkemeden farkı, bir taraf, diğer tarafı şikâyet etmez; aksine iki taraf da bir kişi üzerinde mutabakata vararak onu hakem kabul ederler. Mahkeme, hakemin kararına itibar eder. Öyleyse Türkçe''de "hakem" diye güzel bir kelime varken neden telaffuzu bile nerede ise mümkün olmayan "ombudsman"? Hadi otomobil gibi teknik kelimelere zamanında yetişilemediği için dilimize aynen yerleştiler. Peki; sosyal, hukukî ve ticarî kelimeler neden aynen gelsin? Üstelik "otomobil" "televizyon" "telefon" ve benzerleri artık o kadar bizden ki!.. Garip, tuhaf, iğreti... Neler yok neler. Türkçe panayır yerine döndü. Bir "ombusdman" eksikti. O da İsveç''ten geldi; ırkının olanca soğukluğu ile beraber. Söylenmesi de yazılması da zor. Yazdıktan sonra bir iki kere gözden geçiriyoruz; yanlışlık yapmamak için. Eminiz herkes böyledir. Eğer bu çapraşık kelime yarın hukuk diline girerse vatandaş nasıl telaffuz etsin? Pasaporta "paşaport", protestoya "protosto" dediği misal ombusdmana da layıkı olan bir söyleyiş bulur. Garip, olan halk bunları yaparken aydının mağrurane gülüşüdür. O, sokaktaki adamı bu kelimeleri bozuk söylüyor diye cahil sayar.

Belki de o "cahiller" millîleştirme yapıyorlar.

"Hakem" varken "ombudsman" denmemeliydi.

"Kamu denetçisi" diyenler var; onun da tutacağını sanmayız. Yekpâre yabancı kelimelere mukabil iki kelimeli Türkçe karşılıklar zor söyleniyor. TDK, "fax" için "belge geçer" teklif etti; vaziyet ortada. Her şeyden evvel geç kalmıştı. Neyse ki "fax" cihazı ömrünü tamamlıyor. Keşke TDK faksın yerini alan "e-mail"e "ulak" gibi bir şey deseydi. "E-meyl", "i-meyl", "elektronik posta" arasında gidip geliyoruz. Tabiî "biçem"vari rezaletler de olmamalı. Bilgisayar dilindeki "biçem"in üslûp yerine çıkartıldığını uzun araştırmalar sonucu keşfedebildik. Esas mevzuya dönersek: "Ombudsman", "hakem" veya benzeri tek kelime ile karşılanmalıdır. Bu kelimenin soy-sop olarak Türkçe nesepli olması şart değil. Anadilimize girip benimsenmiş hatta asırlardır lügatlerimizde yaşayan bir kelime de mümkün. Yeter ki söylenmesi kolay, kulağa sıcak gelen, dile lezzet katan cinsten olsun.

Kelime benimsenmezse müessese oturmaz; yabancı kalır, yadırganır. Sosyal kargaşa da devam eder.