Kaydet
a- | +A

O kadar taze ki hatırlamamamız mümkün değil; şayet sayın Demirel''in süresi uzatılmazsa istikrarın bozulacağı iddiası, ısrarla sürdürülüyordu. Hatta sayın Ecevit bile Cumhurbaşkanının yerinde bir dönem daha kalabilmesi için çareler aranırken aynı gerekçeyi ileri sürmekteydi. ''Yakalanmış istikrar bozulur'' iddiası, geçti gitti. Dahası; sayın Sezer hakkında henüz üçüncü tur oylama bile yapılmadığı halde, ikinci turdaki netice ile cumhurbaşkanlığını garantilediği için o seçim dahi heyecanını kaybetti. Şimdi gözler, cuma gününde değil; Ahmet Necdet Sezer''in Çankaya''ya oturması ile başlayacak yeni dönem merak ediliyor artık.. Anayasa Mahkemesi Başkanı''nın cumhurbaşkanı olması ile hakîkaten yeni bir dönem açılacak mı? Kafalardaki sual bu. Şüphesiz ki devirler, dönemler, çığır açmak, zamana mührünü vurmak kolay değil. Karizma ve parlamenter sistem gibi faktörler var. Sistem cumhurbaşkanını, sembolize ediyor. Her ne kadar ''82 Anayasası cumhurbaşkanının yetkilerini yarı başkanlığa doğru genişletmişse de esası sorumsuzluk ve sembol adam üzerinedir. Adı geçen sistemde yük devlet çarkını çeviren başbakanındır. Sistemin dar kalıplara çekme şartına rağmen gerçek bir başkan gibi hareket eden Turgut Özal''la Süleyman Demirel, anayasaya dayanmaktan ziyade milletin menfaatleri için defacto olarak böyle davranıyorlardı. Onların bazan başbakan, bazan, cumhurbaşkanı, bazan dışişleri bakanı gibi hareket ettikleri unutulmayacaktır. Kimse alınmasın ama; doğrusu Özal''la Demirel''in yaptığıydı. Yoksa , Türkiye mevzuat batağında çırpınıp dururdu. Ahmet Necdet Sezer de böyle yapabilecek mi? Bir şey demek için vakit erken. Evet; hukuksuz hareket etmesin ama, fazlaca da şekilci davranmasın. Hukukun üstünlüğüne inanmakla mevzuat ahtapotuna yakalanmak farklıdır. Bütün bu özlemlerin tamamı gelip şahsiyete dayanıyor? Şu gün en fazla merak edilenlerden biri de A. Necdet Sezer''in bu tarafıdır. Şöyle bir bakıldığında az konuşan, yumuşak görünüşlü bir insan intibaı vermekte. Atalar," yumuşak atın tekmesi pek olur" derler. Bu yumuşaklığın, lüzumsuz laf üretmemenin arkasında, verdiği karardan dönmeyen bir karakterin saklı olduğu da fark edilebiliyor. Az konuşan, mikrofon ve kameralardan uzak duran, yumuşak gibi görünen tarafları ile Sezer''in sayın Bahçeli ile hilkat beraberliği var gibi.

Sezer, bir Özal, bir Demirel gibi cevval olacak mı acaba? Belki onlar gibi yetkiden yetkiye uçmayacak; lakin, rayından çıkmış yetkilerin yerine oturmasını temin edecektir. Türkiye''nin gerçek bir hukuk devleti olmasında yapacağı katkılar, en büyük hizmeti olur. İstenen saf hukuktur. Kişiden kişiye değişmeyen, insana değer veren normlar. Bu da Sezer''in demir leblebi olması ile mümkün. Meşhur deyimi ile kedinin bacağını ilk günden yırtması gerekir. En büyük handikapı, muhalifleri ile etrafına doluşacak çıkarcılardır. Unutmasın ki Demirel siyasete girerse Çankaya, Ahmet Necdet Sezer için iğneli fıçı haline gelebilir. Süleyman Demirel siyasete girdiğinde kendisini fena silkeleyeceğinden şüphesi olmasın. Ayrıca TBMM''yi de erken seçime zorlamak niyetiyle her yolu deneyecektir. Niçin böyle? Bu bir yaratılış, üslup ve politika yapma şeklidir. O bakımdan, Sezer''in karizması ile hem kafasındakileri tez zamanda hayata geçirmesi gerekir hem de mevzuata takılmaması. Bu da geniş ölçüde ahenkle çalışacağı bir başbakanın varlığı ile mümkün. Dediğimiz gibi, Sezer''le Bahçeli bir elmanın iki yarısı gibi benzeşmekteler.

Yeni bir dönem açılacaksa, Türkiye bir Sezer çağı yaşayabilecekse, böyle bir arzu içindeyse partneri Devlet Bahçeli''dir. Hesap kitaplar bunun üzerine kurulmalı. Sezer cumhurbaşkanı; Bahçeli, başbakan... yeni ufuklar böylece daha kolay açılır.