Kaydet
a- | +A

MHP, sn Devlet Bahçeli''nin genel başkan seçilmesinden itibaren bir değişim sürecine girdi. Dünyada sol-sağ kavramları bitip yeni değerler yükselişe geçerken değişim kaçınılmazdı. İlk adımları da Alparslan Türkeş atmıştı.

MHP, iktidar ortağı olurken bu partiye hâlâ kuşku ile bakan çevreler vardı. Bu yüzden Devlet Bahçeli gerçekçi davranarak hükûmeti kurma görevinin bir de kendisine verilmesini beklememişti. Önce geniş kitlelerle diyalog ve iletişim gerekiyordu. En azından vatandaş ve aydınların bir kısmının MHP''yi hapsettikleri şablonun, peşin hükmün ortadan kalkması şarttı. Bu da samimi davranışlarla mümkündü. Bahçeli ve ekibi bu yolda başarılı oldular. Partiyi adım adım merkeze taşıyorlardı. Kafalardaki şüpheler itimadla yer değiştirmekteydi, büyük ölçüde de değiştirmişti. Kısa bir süre evvel bir dış gezide beraber olduğumuz ılımlı tavırları ile tanınmış MHP''li bir bakan, sohbetimiz esnasında sertlik yanlılarını ciddi biçimde temizlediklerini, az bir mevcut kaldığını onlar için de lazım gelenin yapılacağını söylemişti. Herhalde sonuca gitmeye fırsat kalmadan, bütünüyle temizlik yapılamadan olan oldu. Somuncuoğlu''nun adaylığı meselesinde yaşananlardan Türkiye öfke içindedir. Sokaktaki vatandaştan zirveye herkes dehşete kapılmıştır. Medya ateş püskürüyor. Asabi milletvekilinin ne halinin, ne kullandığı kelimelerin müdafaası mümkün değildir. Somuncuoğlu''nun haklılığı haksızlığı bir tarafa. Muhal farz haksız olduğunu kabul edelim; meşhur kaidedir ki "sui misal, emsal olmaz." Tahrik iddiaları hiç inandırıcı değil. Somuncuoğlu''nun kendi bildiğince hareketi belli ki bir kısım MHP''liyi rahatsız etmiş, bu rahatsızlıkla meclise gelip yolunu gözlemeye başlamışlardır. Halbuki diğer partilerde de benzer politikacılar ortaya çıktı. O partiler, bunları görmemezlikten gelerek mesele yapmadılar. Arkadaşları da bu milletvekillerini hainlikle suçlamadılar. Hadiseden sonra partiyi temsil eden bazı MHP''lilerin yaptığı açıklamalar da ayrıca yanlış olmuştur. Alakasız, tutarsız beyanlardır. Cemal Enginyurt''un yaptıklarına dolaylı, dolaysız, açıkça veya zımnen sahip çıkılmamalıydı. Bu çirkin davranışın değişim sürecindeki MHP tarafından reddi şarttı. Böyle yapılmamış, hissi davranılarak bir de ülkücü törenin devreye girdiği gibi son derecede şanssız bir laf edilmiştir.

Dün bir seçmenle aramızda şu enteresan konuşma geçti: -Sadi Somuncuoğlu''nun seçilmesini öyle istiyorum ki!... -Sebep? -O''na bu kaba kuvveti gösterenlerin yarın karşısında düğmelerini ilikleyerek "sayın cumhurbaşkanım" demelerini görmek için.... Bu tepki milletin duygularına en özlü tercümandır. Vatandaş, başörtüsü meselesinde MHP''li hanım milletvekili için uygulanan prosedürle kaba kuvvet sahibi, hür bir milletvekilinin arzusunu ihtiva eden dilekçesini yırtan, eli tabancasına giden, öldürmekten bahseden, küfürbaz ve mütecaviz bir üyeleri için uygulanan anlayışın mukayesesini yapmaktadır. Bakınız; yakın tarihe kadar yapılan anketlerde MHP birinci parti çıkıyordu. Malum hadiseden sonra anket yapılsa MHP''nin kaybı gayet rahat bir şekilde görülür. Adalet suçun cezasız kalmamasıdır. Bir yerde suç işlenmişse ceza da olmalı. Yoksa dağ kanunu, keyfilik yaşanır. TBMM''ye bunlar sıçramıştır. Şimdi MHP''ye düşen bu tavrın layıkı olan cezaya çarptırılmasıdır. Eğer sessiz kalmak bir tarafa çirkinliğe sahip olmaya devam edilirse çok büyük hata işlenmiş olur. MHP muhaliflerinin eline müthiş bir koz verilmiştir. Köklü bir tedbir alınmazsa Cemal Enginyurt''un yaptıkları ileride MHP''nin sürekli olarak başına kakılacaktır.

Gerektiğinde safra atmayan gemi, okyanusta hedefine varmakta zorlanır.

Sezer''in oyu Sezer''e Dün yapılan ilk tur neticesine göre Türkiye Cumhuriyeti''nin 10. Cumhurbaşkanının kim olacağı belli olmuştur. Aldığı 281 oy, ikinci veya üçüncü turda Ahmet Necdet Sezer''in cumhurbaşkanı seçileceğini belli etmiştir. Muhalefet, kısmen iktidar partilerini test etmiş, iktidar testten olumlu puan almıştır. Bu işin ikinci turda bitme ihtimali çok yüksektir. Doğrusu da odur... 1 Mayıs''ta sokaklarda bazılarınca biraz da nostaljik ruh haliyle marksist rüzgâr aranırken, parlamentodan da hukukçu, demokrat ve sivil bir insanın 864 rakımlı tepeye yollanması çıkabilir. Böylece Sezer''in oyu Sezer''e verilmiş olacaktır. Bunun adı sağduyunun galip gelmesidir. Türkiye''nin önünde yeni ufukların açılması, güneşin daha bir aydınlık doğması umuluyor. 1 Mayıslar hep korkuttu. Şimdiyse yeni bir devrin başlangıcı olmalı. Bu ülke insanı, huzur ve barış içinde yaşamak istiyor.