Kaydet
a- | +A

-Bir mü''minin kavuşabileceği en yüksek iki nimetten biri, bir Allah adamını tanımak, diğeri sağlıktır. Bunları bir ermiş zat haber veriyor. Peki tanımak ne demek? O da şöyle izah edilmekte: -Tanımanın üç şartı vardır. Birincisi mutlak güven, ikincisi aşk derecesinde sevgi, üçüncüsü ''peki'' diyebilmek. Sevgililer sevgilisi aziz Peygamberimize zerrece inanmamazlık kişiyi, İslam dairesinin dışına çıkartır. Veraset''ül enbiya ile gönül alışverişinde düşülecek bir hata da sonunda aynı akıbete götürebilir..

Peygamberimizin doğrudan kendi buyurduklarına ''hadîs-i şerîf'' deniyor. Allah''tan naklettikleri kelimeleri kendine, anlamı Allah''a ait sözlere de ''hadîs-i kudsî'' denmekte. Efendimiz ve dolayısıyla Cenab-Hak, uzun bir hadîs-i kudsîde buyuruyor ki: -Ne iş yaparsan yap bir gün öleceksin. Kimi seversen sev bir gün ayrılacaksın. Ne edersen et bir gün karşılığını göreceksin. Tanımak en zor gerçek. Tanımak yoldan geçerken görmek değil. Oturup çay içmek, aynı mecliste bulunmak da değil. Tanımak o üç şartı yaşamanın adı... İnanmak, sevmek, tabi olmak. Lafı kolay icraatı zor. Üçüne birden sahip olmak hakkıyle kahramanlık.

Onların gözünde dünyanın fazlaca bir önemi yoktur. Onların pazarında başka değerler alınıp-satılır. Tanıyan ve tanınması gerekenlerden Muhammed Bakibillah hazretleri, bakınız ne diyor: Kendisine aşk denizinden bir derya verilenler doymayıp ikinci deryayı istesin. Aşkta okyanusa kavuşsan kavuştuğunla yetinme. Tabiî bunları kuru akıl takipçilerinin kabul etmesi beklenemez.. Zira her şeyi yalnızca akılla çözmeye çalışırlar. Halbuki yalnızca akıl olmaz. Onun için o büyük zatlar: -Bu iş ne akılla olur ne de büsbütün akılsız, diyorlar. Her şeyin kuru mantık, kuru akıl, kupkuru madde ile sarılıp sarmalandığı bir zamanda insana kendini hatırlatmak ona yapılacak en büyük iyiliktir. İnsana kendini tanıtmak, ona ayna tutmak. Demek ki tanımak hayatın en doğru davranışı. Tanıma zatından başlıyor. Kendini tanımak veya bilmek, Alah''la olanları bilmek ve Allahü teâlâyı bilmek.