Kaydet
a- | +A

Tarsus Belediye Başkanı sayın Burhaneddin Kocamaz''dan bir mektup aldık. Başkan, 19 mayıs akşamı yanında Tataristan''dan birkaç milletvekili olduğu halde Tarsus 75. Yıl Kültür Merkezi''ne tiyatroya giderler. Maksadı misafirlere Türk san''atı hakkında fikir vermektir.

Salonda bir kısmı hanım olmak üzere 60-70 seyirci vardır. Oyun ilerledikçe Başkan da yabancı milletvekilleri de bazı Türk seyirciler de hayretler içinde kalırlar. Zira oyuncular, en berbat kavgada bile dövüşenlerin birbirlerine sarf etmekten haya edecekleri kelimelerle sövmektedirler. Bayağıdan da müptezel sözler. Tarsus Belediye Başkanı, bir aydır medyatik saldırıya maruz kaldığı için bunları yazıp yollamış. Bir ikisini olsun şuraya almaya çalıştık fakat ne mümkün?

Küfürleşmeler durmak bilmeyince Tatar milletvekilleri, rahatsızlıklarını belli etmek için sık sık saatlerine bakmaya başlarlar. Bunun üzerine her ev sahibinin yapacağı gibi Burhaneddin Kocamaz da misafirlerine "sıkıldıysanız çıkalım" teklifinde bulunur.

Zaten hanımların bir kısmı salonu çoktan terk etmişlerdir.

Böyle bir teklifi bekleyen Tatarlar, kalkarlar; Belediye Başkanı da onlara refakat eder. Başkanın da gittiğini gören aileler, fırsattan istifade kaçarcasına salondan ayrılırlar... Oyuncular, marifetlerini bir düzineden az seyirci önünde göstermeye devam ederler. Dışarı çıkınca Tatar milletvekillerinin Tarsus Belediye Başkanı''na söyledikleri tiyatromuz adına hicap vericidir: -Biz böyle bir şeyi Rusya''da dahi yaşamadık. Eğer piyes sıkıntısı çekiyorsanız birkaç tane yollayalım da sergileyin!!!... Adamların yüzünden sinek düşse bin parça olacak gibidir. Daha sonra oyunun rejisörü Belediye Başkanı''na gelerek çıkışır: -Sen çıkınca seyirci de salonu terk etti, diye. Sanki insanları orada zorla tutmak mümkünmüş gibi. Ortaya eser koyaydınız da seyirci ayakta alkışlayaydı!.. San''at bir gönül işidir. Aykırı tarafı olabilir ama ahlaksız tarafı olamaz. Hiçbir anne veya baba evladları ile oturup o oyunu seyredemez. Hiçbir evladın da aile büyükleri ile böyle bir oyunu seyretmesi mümkün değil.

Hayır san''at bu değil. Bizim san''atımız demiyoruz. San''at bu değil.

Tiyatro gibi seçkin bir san''atı bayağılaştırmaya kimsenin hakkı olamaz... Bir ara sinema ahlaksızlık batağına saplandı aileler sinema salonlarından kaçtılar. Şimdi aynı manzara tiyatro da mı yaşanacak? İşin garibi Kültür Bakanlığı''nın bu oyuna 5.5 milyar desdek vermesidir. Yazık o para ile Anadolu''da nice yaralar sarılırdı. Veya o para kaç memurun aylığına eşittir? Kendi milletinin diline, tarihine, dinine, örfüne, aile hayatına, kıymet hükümlerine hürmetkâr olmayan hiçbir oyunun hiçbir değeri yoktur. Olamaz. Ona oyun denemez. Böyle bir oyunu sahneye koyanlar da desdek olanlar da kabahatlidir. Eğer TBMM''de böyle bir ayıbın hesabı sorulmayacaksa parlamento üyelerimiz de aynı cürme iştirak etmiş olurlar.

Yönetici, kimsenin mahkûmu değildir. Belediye Başkanı, tercihini kullanarak tavrını koymuştur. Doğrusu odur... Kendisini kutlarız.

Ne millî ve ne de evrensel boyut ve estetiği olmayan zavallı karalamalara san''at denemez. San''at utandırmaz; iftihar ettirir. Oysa adı her ne ise tiyatro eseri iddiasındaki o oyun Türk san''atını yabancı misafirler önünde küçük düşürmüştür. Yazıklar olsun.