Türkçe''de ne güzel deyimler vardır; "tuz koktu" denir. Deri kokmasın diye tuzlanır; onun bir çaresi vardır.
Tuz kokunca ne yapılsın?
Her şey bitmiş demektir. Vaziyet hiç de güzel değil. Her şey bitmemiş belki ama çok şey de kokmuş. Hangi yana dönseniz burnunuzu tutmak zorunda kalıyorsunuz. Eskiden adi hırsızlıklar dahi hazmedilemezdi. Şimdi hırsızlıklar teşkilatlı ekipler halinde yapılıyor. Adına da "organize suç" deniyor. Sırtını amcasına-dayısına yaslamış bir takım kişiler bankalar soyuyor, ihaleler alıyor, devlet arazileri bu muhteris adamlara peşkeş çekiliyor, milletin parası onlara sudan ucuz şartlarla kredi olarak veriliyor. İddialar, yazılanlar doğruysa: Şöhretli gazeteciler bu suiistimallere aracılık yapmakta. Bakanlık gibi zirve görevlerde bile bulunmuş eski ünlü bürokratlar danışmanlıklarda bulunmakta. Günlerdir çıkan haberler hep yüz kızartıcı. Dünyaya mahcup olmak daha başka nasıl yaşanır? Bırakınız dünyayı ülkemizdeki yabancılara karşı bile düştüğümüz hali ne ile izah edebilirsiniz. Elçiler, konsoloslar "nasıl bir memlekete geldik" demiyorlar mıdır? Sıradan bir hırsız, kasa soyuyor, ev açıyor vs. Bunlarsa trilyonları kaldırıyorlar. Egebank ortaya çıkan. Ya üstü örtülmüşler, diğer batık bankalar, öbür yolsuzluklar, haksız ihaleler?
Tuzun koktuğu manzara laik eğitimde yetişmiş, yurt dışlarında tahsiller görmüş, bir-iki yabancı dil bilen elit tabakanın marifetleri. Maddi varlıkları da çok iyi. Şunu sormak lazım. Acaba eğitimde hata yapılan bir taraf yok mu? Duaya standart getirmek isteyen, 12-13 yaşındaki kızların giyim kuşamı ile uğraşan Metin Bostancıoğlu ile onun hükümeti ne düşünüyor? Bir taksi şoförü, arabasında beş yıllık gelirine eş değerde para unutulunca kapı kapı dolaşıp çantayı sahibine verirken bir Murat Demirel neden bu kadar düşebiliyor? Devlet, sahtekârların cezasını çekmek zorunda mı? Onlar çalıp-çırpıyor; her defasında devlet bir bankaya "el koyuyor". Yani milletin parası bankazedelere dağıtılıyor.
Eğitimi de denetimsiz reklamcısı da medyası da eski-yeni makam sahipleri de... Ve tabiî alınteri dökmeden para kazanmak isteyen vatandaş da hep suçlu.
Bu suçlar, kısa sürede unutulur. Her şey tavsar. Önce kefaletle tahliyeler olur. Sonra af kabul edilir. Organize suç mahkûmları, yeni teşebbüslerin öncüleri olarak karşımıza çıkarlar. Tuzun koktuğu bir kere daha fark edilir. Bir çarktır, dönüp duruyor. ......................
BOĞAZİÇİ KİTAP GÜNLERİ''NE BUYURUNUZ 21-29 Ekim tarihleri arasında yapılacak olan bu kitap fuarı Eyüpsultan ilçesindeki Feshane Kültür Sarayı''nda yapılacak. Artık kokmayan, suyu hızla berraklaşarak çırpınmaya ve gün gün biraz daha güzelleşmeye başlayan Haliç kıyılarında. Neden Haliç Kitap Günleri veya Haliç''te Kitapla Buluşmak denmedi bilemiyoruz. Her ne ise bu organizasyonun tercihi. Bizi alakadar eden size vereceğimiz haber. BKY-BABIALİ KÜLTÜR YAYINCILIĞI, Boğaziçi Kitap Günlerine katılıyor. Eserleri BKY''de çıkan yazarlar 21 ekim gününden itibaren okuyucuları ile buluşarak, eserlerini imzalayacak onlarla sohbet edecekler.
KİTAPLAR VE DERGİLER *...VE AĞIR SEVDAM: Fatih Kısaparmak''ın şiirleri. Şık bir kitapta toplanmış. İsteme faksı. Birun yayınları. 0212. 528 52 32 *AMELE: Bir mizah dergisi. Karikatür ve nükteleri ile çok neş''eleneceksiniz. "Başamele" Mehmet Sırrı Arvas''ın yönetiminde çıkıyor. Bayilerde bulabilirsiniz. *ORMANDAKİ BİSİKLET: Lüks baskılı bir çocuk kitabı. Masal, Burhan Eren''e, resimler Dağıstan Çetinkaya''ya ait. BKY. 0212.511 95 22 ve Kitapçılar. *ALPARSLAN TÜRKEŞ''IN LİDERLİK SIRLARI: Dr. Arslan Tekin. Okumuş Adam Yayınları. 0212. 520 60 20

