Düne kadar 2000''ler, birçokları için bir masal zamanıydı. Erişilmez, ulaşılmaz sanılıyordu. Erişmek hayal edildiğinde, her şeyin olağanüstü bir biçimde çehre değiştireceğine, imkanların, dolayısıyla yaşamın akıl almaz boyutlara ulaşmış olacağına inanılıyordu. Göz açıp kapayıncaya kadar o masal zamanın eşiğine gelip de inanılmazlığın, sevincin, coşkunun, endişelerin, umutların sarmaş dolaş olduğu toplu cinnet nöbetleriyle 2000''li yıllara ayak basmamızın hemen ertesi günü bir TV muhabiri elindeki mikrofonu sokaktaki vatandaşa uzatıp garip bir soru soruyordu:
-2000''de sizin için ne değişti? Vatandaş, afallamış bir halde bir an duraklayıp boş bakışlarını çevrede şöyle bir gezdirdikten sonra birikmiş öfkelerin ve hayal kırıklıklarının acılaştırdığı belli belirsiz bir gülümsemeyle cevap veriyordu: -Hiçbir şey değişmedi. Her şey aynı! Mikrofon uzatılan bir başka vatandaş, hiç düşünmeden, şikayet edalı cevabı yapıştırıyordu: -Her şey eskisi gibi. Eski tas, eski hamam! Sorunun garip oluşu kadar verilen cevaplar da garipti. Ama üstünde durup düşünülmeğe değerdi. Neyi kastettiğini anlamadan "değişim"e talip olan sokaktaki vatandaş, sihirli bir değnek dokunmuşcasına, kendi dışındaki bir iradeyle her şeyin olağanüstü bir biçimde bir gecede değişivereceği hayaline nasıl oluyor da kendini kaptırıyordu?
Bir gecede neyin değişeceğini umut ediyordu? Kırık dökük evi konağa mı dönüşecekti? Cüzdanlar kendiliğinden dolacak, vitrinlere bakıp bakıp iç çekmeler tarihe mi karışacaktı? Birden birinci sınıf vatandaşlığa terfi edilecek, pırıl pırıl bir düzen, saat gibi işleyen bir sistem mi kurulacaktı? Hastalıklar, çaresizlikler, süflilikler, bencillikler, sapkınlıklar, vurgunlar, talanlar bir anda son mu bulacaktı? Neyi bekliyordu vatandaş? Kendi değişmedikten sonra ne değişecekti sahi? "Bilinç" uyanmadığı, hep pasif, hep çocuksu kalındığı, hep birilerinin himayesinde, birilerinin dürtüsüyle adım atmaya devam edildiği takdirde ne değişebilecekti ki? O TV muhabirinin yerine ben olsaydım, başka türlü sorular sorardım. Mesela ne derdim? -2000''li yıllardan beklentileriniz nedir, bunları gerçekleştirmek için ne tür bir çaba gösteriyorsunuz? -Uygunsuzluklar ve haksızlıklar karşısında daha fazla tepki göstermeyi; giderek sivil örgütlenmeler içinde yer almayı düşünüyor musunuz? -İçine girdiğimiz bilgi ve teknoloji çağında bilgilenme ve aydınlanma hususunda samimi bir istek duyuyor musunuz? -Her şeyi devletten bekleme alışkanlığınızı sürdürecek misiniz? -Gerçek yaşamın mutfakla tuvalet arasındaki çizgide seyretmediğinin farkında mısınız? -Irmağın karşısında kimler olduğunu, onlarla nasıl anlaşmanız gerektiğini merak ediyor musunuz?

