Kaydet
a- | +A

Eylül benim doğduğum aydır. Her yıl eylülü bir yazıyla karşılar veya uğurlarım. Bu defa yazmayayım dedim, eylülü geçirdim

ama yine de içim rahat etmedi. Çok sevdiğim denizlere veda ettiğim şu günlerde artan duyarlılıkla hiç değilse şiir dünyasına dalayım istedim. Sevdiğim bazı şiirleri kaydettiğim defterimi şöyle bir açtım. Karşıma Şinasi Özdenoğlu''dan bir şiir çıktı:

Dostlar ölmese de senin için

Yollarına koy canını, selam dur!

Ölmek daha güzeldir öldürmekten

Öldürme, n''olur!

Hemen hemen her gün birilerinin birilerini öldürdüğü haberlerinin TV ve radyo haberlerinde birinci sırayı işgal ettiği acımasız dünyada yüksek yüksek tepelere çıkıp da bu dizeleri haykırası geliyor gönlümün.

Kinlere bulanmış, kireç tutmuş yüreklere ulaşır mı dersiniz?

*

Sayfaları karıştırıyorum. Bir bakıyorum Bedri Rahmi Eyüboğlu, bencileyin denizli bir türkü tutturmuş:

Yaz aşı deniz aşı

Denizdir her işin başı

Denizle başlamalı her şey

Denizle bitmeli

Kelleyi koltuğa almalı

Dibi görünen denizlere gitmeli

Karalarda tat tuz kalmadı. Keşfedilecek başka kıtalar da yok. Gerçekten çekip gitmeli uzak denizlere, ufkun sonsuzluklarına...

Gurup vakti kızarıp bozaran güneş ufukta kaybolurken dibi görünen deniz özlemleriyle sarsılıyor gönlüm... Başka gönüller de aynı sarsıntıyı duyar mı, bilmem!

*

Eylülde deniz özlemi için çok erken diyeceksiniz, biliyorum. Özlem''in erkeni geci, hasılı zamanı var mı?

Deniz, bende başsız sonsuz bir özlem. Ömer Bedrettin Uşaklı''nın "Deniz Hasreti" şiirini çocukluğumda ezberlemiştim... Düşünün, bunca yıl doymamışım denizlere...

Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor

Çöllerde kalmış gibi yanıyor yanıyorum

Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor

Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum

*

Dedim ya, eylül geçti ama ben hâlâ şiirlere bulanmış eylül duyarlılığındayım. Özlemler, hüzünler, ufak, ezik sevinçler, kırgınlıklar... ayıklayamayacağım bir sürü duygu iç içe... Tıpkı Orhan Veli gibi anlatamamanın burukluğundayım...

Ağlasam, sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz

Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Galiba geçen yıl da buna benzer bir yazı yazmıştım. Ne denir, geçip giden eylül çarpması işte...