Kaydet
a- | +A

"Dünya hep aynı yönde mi döner?", "Ay''a götürülen insan külleri bu çiçek bozuklu gezegende alerjiye sebep olur mu?" gibilerden abuk sorular kafama takılmaya başaladı mı, anlıyorum ki bir yerlerde terslik var.

Enflasyon ne belalı bir canavar, hepimizin malumu.

Başta Türkiye olmak üzere gazetelerde son 5 aylık dönemdeki toplam enflasyonun, son 12 yılın en düşük düzeyinde olduğu güzel haber olarak verildi.

Ala!

Ama neden biz bunu somut bir biçimde hissedemiyoruz?

Neden mutfak masraflarını, elektrik, su, doğalgaz, telefon, kablolu, aidat makbuzlarını ödemeye yetişemiyoruz.

Kirayı, taksitleri yetiştirme telaşından bir fırsat bulup da kültürel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyor, giyim-kuşamımıza pay ayıramıyor, düşlediğimiz gezilere çıkamıyoruz.

Geçim yükü her gün bizi biraz daha eziyor.

Neden?

Biliyorsunuz, 65 yaşını dolduran bir kişinin resmi işlem yapabilmesi için ilgili sağlık kuruluşlarından akli denge raporu alması şart koşuluyor.

Yani, 65 yaşını doldurmuşsanız size şüpheyle bakılıyor.

Mesela bir ev alıp satamıyorsunuz.

Ama ülke yönetimine talip olabiliyorsunuz.

65 yaşını doldurunca resmi görevinizden ayrılmak zorundasınız.

Ama ülke yönetiminde ölünceye kadar kalabiliyorsunuz.

Neden?

Dikkat ediyorum, halk arasında birinin başı mı sıkıştı, zorda mı kaldı, hemen aklına Reha Muhtar''a başvurmak geliyor.

"Reha Muhtar''a söylersem görür o gününü!"

"Reha Muhtar''a söylersem, rezil ederim!"

"Bu sorunu ancak Reha Muhtar çözer!"

Bu tür konuşmalar eminiz sizin de kulağınıza geliyordur.

Kurtarıcı bir zamanlar Uğur Dündar''dı, şimdi Reha Muhtar.

Hani hukukun üstünlüğü?

Hani adalete güven?

Havanda su mu dövüyoruz?