Kaydet
a- | +A

Bizi ısrar ve inatla internete teşvik ediyorlar. Kimler mi? Kestaneciler ve kokoreççiler... Öfkeli hatun (!) da kendi üslubunca başımıza vurup vurup haykırıyor; "Cebinizde akrep mi besliyonuz? Gidin alın bi tene. Daha ne bekliyonuz?" Reklamcıların maksadı açık. Halkı internete çekmek... Sıradan vatandaşların talebini sağlamak. Şöyle küçük çaplı bir araştırma yaptım. Bilgisayar ve internet erişim paketleri satışları artmış. Gençlerin merakı kamçılandığından özellikle çocuk sahibi bilinçli aileler arasında rağbet fazlaymış. Öfkeli hatun istediği kadar: "Hâlâ ne almıyonuz?" diye yırtınsın dursun. Ev kadınları (belirli bir eğitim alanlar dahil), şimdilik internet deyince, her şeyimiz tamam da bir eksiğimiz o der gibilerden omuz silkip burun kıvırıyorlar. Ama zamanla ilgi ve merakın yaygınlaşacağı kanaatindeyim. Çünkü gittikçe sanallaşan dünyada internet gerçeğinden kaçmak mümkün değil. Uzmanların söylediklerine göre bugün nasıl televizyonsuz bir hayat düşünemiyorsak beş altı yıl sonra internetsiz bir hayat düşünemeyecek hale gelecekmişiz. Yalnız şunu kabul edelim; bu işin öncüsü gençlik. Yani bugün olduğu gibi yarınlarda da gençler yetişkinlerden bir adım önde olacak. Hal böyleyken reklamlarda bile gençlerin ön planda kullanılmayışları dikkatimi çekiyor. Biz yetişkinler, her şeyi ancak biz bildiğimiz (!) için gençlerin bize yol gösterici olabileceklerini kabul edemiyoruz herhalde. Usta oyuncu Şener Şen''in oynadığı reklam filmini hatırlayacaksınız. Bir internet-cafe''de gençler yüksek sesle dalga geçerek (gençler hep dalgacıdır (!) ya) internette gezinirlerken içeri Şener Şen giriyor. Ağzı açık ayran budalası konumunda olan gençler olağanüstü bir heyecan ve hayranlıkla bilgisayarlarının başından kalkıp Şener Şen''in etrafını sarıyorlar. O da eve gidecek vakti olmadığını söyleyip banka işlemini yapmak üzere bilgisayarın başına oturuyor. Gözlük takmadan (!),on (belki de yirmi) parmakla şakır şakır işlemleri yapıyor. Hayret ve şaşkınlık içinde kalan gençlere ders veriyor. Ama onların dalgacılıkları ve ikinci plandaki konumları reklam sonunda da vurgulanıyor. Rastladığım birkaç gence reklam hakkındaki fikirlerini sordum. Birisi zırva dedi, diğeri gençlerin önde olduğu hazmedilemiyor dedi, bir başkası da yetişkinlerin internete böylesine adapte oluşları güzel bir şey diye beyanda bulundu. Sizler ne düşünürsünüz bilmem? Ben her zaman gençliği tutan bir öğretmen olarak görüşlerimi belirttim. Bilgisayar ve internet reklamları için sizce kestaneciler ve kokoreççiler mi daha inandırıcı, gençler mi? Karar sizin. Düşünceniz neyse saygı duyarım...

İm Yayınları: Yayıncılıkta kalitenin öncülerinden olan İm Yayınları, birbirinden ilgi çekici konularda yayınlarını sürdürüyor. YABANCI DİL ÖĞRENME YÖNTEMLERİ, İLKÇAĞ VE ORTAÇAĞ FELSEFE TARİHİ (Ord. Prof. Dr. Ernst von Aster), KESİN İNANÇLILAR (Eric Hoffer), KEY TO ENGLİSH GRAMMER FOR TURKİSH STUDENS (Erkıl Günnur), BEYİN GELİŞTİRME-KENDİNİZİ AKILLANDIRMA EGZERSİZLERİ (Marilyn vos Savant-Leonore Fleischer), BİLGELİK BİLİNCİ (Yüksel Yazıcı) (İm Yayınları: Tel:0532 213 99 17 Faks:0532 219 01 37 e-mail:im@im.com.tr)