Kaydet
a- | +A

Ombudsman... Sevimsiz, tatsız bir kelime. Köken itibariyle yabancı olduğu için dilimizden sürdüğümüz ihtimal, imkan gibi kelimelere kıyasla telaffuzu zor mu zor. Öğreniyorsunuz ama anında unutuyorsunuz.

Bu kelime büyük bir gayretkeşlikle dilimize yerleştirilmeğe çalışılıyor. Ama pek tutacağını sanmıyorum. Öylesine itici yani.

Basında ne anlama geldiğinin sık sık açıklaması yapılıyor; tartışmaları sürüyor. Ama sıradan bir vatandaşa sorduğunuzda veya bununla ilgili bir nükte yapmağa kalktığınızda sanki kötü bir söz söylenmiş gibi ters ters yüzünüze bakıyor.

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk''ün: "Yasalaşmazsa istifa ederim" dediği "Ombudsman Kurumu Tasarısı"na göre Ombudsman, vatandaşla idare arasındaki sorunları çözmek gerektiğinde hükümete tavsiye niteliğinde önerilerde bulunup meclise ve kamuoyuna raporlar verecek olan, yani bir tür hakemlik üstlenen kişi.. Vatandaş, bir şikayeti olduğunda önce Ombudsman''a, sonra yargıya gidebilecek.

Sayın Adalet Bakanı''nın yasalaşması ve yerleşmesi için kamuoyundan destek istediği Ombudsmanlık, tesbit edebildiğim kadarıyla halkın ilgisini çekmiyor. Hatta bir çeşit bürokratik engel şeklinde mütalaa ediliyor. Genel tavır "Bu da nerden çıktı?" şaşkınlığı...

Evet, durduğumuz yerde nerden çıktı bu Ombudsmanlık?

Amaç, yaygın bir söylentiye göre 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''e resmi bir görev vermekse; şahsi kanaatime göre bu, sayın Demirel''le bağdaşmayan bir görev.

O, zaten herkesin her sorunu gidip tartıştığı, fikir aldığı; kapısı herkese açık siyasi bilge... Kendisinin de belirttiği gibi her an devletin ve halkın hizmetinde...

O halde?

Neden bu ısrar?

Ombudsmanlık, bende umutsuzluk çağrıştırıyor.

Kurumlar yine iyi çalışmayacak, sistemdeki tıkanıklık devam edecek; ihtilaflar, haksızlıklar sürüp gidecek, adaletsizlikler bir türlü son bulmayacak diye endişeleniyorum.

Öyle ya her şeyin saat gibi tıkır tıkır işlediği bir düzende Ombudsmana ne gerek var?

Kelime olarak ağır olduğu kadar, kavram olarak da çetrefilli, karmaşık... Üstelik, ne derece sağlıklı işleyeceği şüpheli...

Dünyada yüz kadar ülkede uygulanıyormuş. İsterse beş yüz ülkede uygulansın, bizde yürümez diye düşünüyorum.

Ombudsman...

Yükseklerden kopup da üstünüze üstünüze gelen kocaman, hantal mı hantal bir kaya sanki...