İSKİ Dergisinde kendisiyle röportaj yapılan Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu, hedefinin "yaşanabilir bir Beşiktaş" olduğunu söylüyor. Ne güzel!..
Bunu okuduğumda içimde umut kıvılcımları belirdi. Çünkü ben de Beşiktaş sakinlerinden biriyim. Beşiktaş''ın karmaşasından, gittikçe bir eğlence merkezi haline dönüşmesinden ve trafiğinden şikayetçiyim.
Anladığım kadarıyla sayın Başkan da, yerleşik halkını zaman zaman isyan noktasına getiren sorunların bilincinde.
Beşiktaş, İstanbul''un tarihi zenginlikleri, sanatkârları ile ünlü en güzel ve anlamlı semtlerinden biri. Serde edebiyatçılık olduğundan "Beşiktaş" dendiğinde hemen ünlü divan şairi Nedim''in o nükteli beyiti aklıma gelir:
Münasibdir sana ey tıfl-ı nazım hüccetin al gel
Beşiktaş''a yakın bir hane-i viranımız vardır
(Ey nazlı yavru, hüccetini (tapusunu) gel al
Beşiktaş''a yakın tam sana göre bir evceğizimiz vardır)
Şimdiye kadar ne yazık ki plansızlık, programsızlık; büyük ölçüde kültürsüzlük sebebiyle ilçenin tarihi dokusuna ve perspektifine uygun düşmeyen yapılaşma olduğu gibi, şiirlere konu olan manevi zenginliğine de yeterince önem verilmemiştir. Oysa Beşiktaş, günümüzle tarihin en anlamlı çizgide buluştuğu; her taşının, her köşesinin görkemli geçmişinden hikayeler fısıldadığı ender güzellikte bir bölgedir. Beşiktaş''ı görmek yetmez; içinize sindire sindire yaşamak gerekir.
Beşiktaş''lı olmak bilinçli, entelektüel duyarlığa sahip bulunan, tarihten gelen mesajları yüreğinde hisseden herkes için bir şans ve ayrıcalıktır.
Ama Namoğlu''nun da belirttiği gibi baştan beri süregelen hatalar, keyfilikler, rant düşkünlüğü bu güzel beldenin de bir karmaşa yumağına dönmesine sebep olmuştur.
Yıldız Sarayının bulunduğu adada tarihi dokuyu ve perspektifi ezercesine yükselen Carlton Oteli, daha üstlerde "Manhattan" diye adlandırılan kısımlarda dikilen gökdelenler, Levent, Etiler''e kayan iş yerleri, birbiri ardınca açılan barlar, kulüpler, lokantalar, kebapçılar bu ilçenin kendine has estetiğini bozduğu gibi burayı gün geçtikçe yaşanmaz bir hale getirmektedir.
Her fırsatta yazdığım gibi yüksek kaldırımlar, her an arabaların hızla ve kontrolsüzce çıktığı dört yol ağızları yüzünden yaşlı vatandaşlar sokağa çıkmaktan ürkmektedir.
Beşiktaş''ı duçar olduğu dertlerden kurtarmak pek kolay değil, biliyorum. Ama Başkan''ın iyi niyetine inanıyorum. Ancak, vatandaşlarla iş birliği içinde olmasını halisane duygularla tavsiye ediyorum. Çünkü bu işler tek taraflı olmuyor, vatandaşlık bilinci yüksek sivil örgütlerle çalışmak, yaşanabilir bir belde oluşturmak için şart diyorum.
Bir hatırlatma
Narin Sitesi Durağı vatandaşların üst üste yaptıkları müracaatlara, benim de bu köşede dile getirdiğim şikayetlere rağmen bir türlü ıslah edilmiyor. En çok yaşlı vatandaşlar çile içinde. Her seferinde bana dert yanıyorlar.
Başkan Beye hatırlatıyorum.

