Kaydet
a- | +A

Ne sporla, ne sporcuyla ilgisi vardı onun... O, sağır ve dilsiz bir genç kızdı.

20 yaşında... "Canından çok sevdiği", okul ve mahalle arkadaşı, hayattaki tek sırdaşı, onu çekip sürüterek götürmeseydi, yüzme yarışlarından da haberi olmayacaktı. * * * İki kız arkadaş, tek tük seyircinin bulunduğu havuz kenarındaki tribüne oturduklarında yüzme yarışları başlamıştı. "Sen burada mı yüzüyorsun?" diye işaretle sordu özürlü kız. "Hayır. Benim yüzme hocam burada. Ama onu henüz göremedim" diye işaretle anlattı kız arkadaşı. Yarışma için sırasını bekleyen bir sporcu, ısınma hareketleri yapıyordu tribünün tam önünde... Ve, sağır-dilsiz kız, "ilk görüşte aşk"ı hissetti kalbinde... Artık havuz civarında, tribünde kimse yoktu onun için; tek kişi dışında...

Sırdaşı olan kızın ara sıra işaretle anlattığı şeyleri "dinlemiyordu".

"Hah, bak hocam geldi" diye dürtmesini de... * * * Özürlü genç kızın "yüzüne renk gelmişti." Sırdaşıyla birlikte, evde kikirdeyerek oturdukları telefon başında, yüzücü sporcuya söyleyecekleri cümleleri "çalışıyorlardı." Yüzme yarışları sonrasında özürlü kız, bütün cesaretini toplayarak, yıldırım aşkına tutulduğu gence yaklaşmış, onunla tanışmış, telefonunu "koparmayı" da başarmıştı. "Hadi ara.. Ona de ki, ''Arkadaşım diyor ki, hayatın ne kadar yaşanılır olduğunu yeni anladım''. Tamam mı?" Sırdaş kız, sağır-dilsiz arkadaşının yazdığı cümleyi, yüzücü aşkına söylüyordu. Yüzücünün cevaplarını da özürlü kıza yazıyordu. * * * Sağır-dilsiz kızcağız, sırdaşının zamanının müsait olduğu ölçüde yüzücü aşkıyla "konuşabiliyordu." Çocukluğundan beri birlikte olduğu, kah kızıp kah barıştığı, aynı okullarda okuduğu, aynı mahallede yaşadığı "canından çok sevdiği" kız arkadaşına şimdi çok daha fazla ihtiyacı vardı. Çünkü "canından çok daha çok sevdiği" insana ancak onun vasıtasıyla ulaşabiliyordu. "De ki, ''Duymayan kulağım, söylemeyen dilimsin. Barınağım, sığınağım, dayanağımsın''" Kız arkadaş karşı tarafa seslendiriyor: - Barınağım, sığınağım, dayanağımsın. Erkek cevap veriyor: - Gülüm benim, iyi ki varsın. - "Bana yaşama sevinci verdin, beni hayata bağladın." - Seni tanıdığım için dünyanın en şanslı insanı benim.

- "Sensiz kendimi kimsesiz, yapayalnız hissediyorum." - Sen herşeysin, herkessin. * * * Her insanın bir kader çizgisi vardır.

Özürlü kızımızın kaderi de bu dünyayı duymamak, bu dünyada kimseyle konuşmamak düzlemindeydi.

O, sadece yutkunarak yaşayacaktı. Ve bir gün, "canından çok sevdiği" kız arkadaşı ile "canından çok daha çok sevdiği" insan birbirleriyle evlenecekti. O ise sadece yutkunacaktı...

ÖNE ÇIKANLAR