Karşılaşma başladı ve Aslan hemen çitayı bloke etti. Nefes aldırmadı, hataya zorladı ve yarım saat dolmadan iki farkı buldu.
Kayserisporlu Opoku ve Denswill, Galatasaray gollerinin hazırlayıcısı oldular. Galatasaray’ı sevenler sevindi, futbolu sevenler üzüldü.
Bir ligin sağlamlığı, en zayıf takımıyla ölçülür. Kendi içinde yeterince kaos ve karmaşa yaşayan Kayseri, bize ligin dibini gösterdi. Ne pasla çıkmayı başarabildiler ne de alan savunmasını...
Bekler bile gol bölgesinde
Kayseri çıkamadığı için Galatasaray ailece yüklendi. Eren ve Sallai bile rakip ceza sahasında fink attı. (Galatasaraylı oyuncular bir âlem; hem faul yapıyorlar hem hakeme çemkiriyorlar.)
İkinci yarıda Sara’nın golü gelince Okan Buruk, savunmadan Abdülkerim’i çıkarıp İcardi’yi sahaya sürdü. Zorlu maçlar öncesi Kazımcan’ı, Kaan’ı, Asprilla’yı, Ahmed’i formda tutabilmek için oyuna aldı.
İcardi’nin oyuna girmiş olması ve Osimhen’in sahada bulunmaması Arjantinli yıldızın gol sayısında efsane Hagi’yi geçmesine yaradı.
Bu maç ölçü olur mu bilmem ama Lang önemli bir takviye olduğunu gösterdi. Barış Alper’in yokluğunda ilaç gibi yetişti. Asprilla için şimdilik bir şey söylemek zor.
Maçın adamı: Victor Osimhen

