Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İsrail diktatörlüğü ne zaman çökecek?
0:00 0:00
1x
a- | +A

Küresel güç merkezi olan ABD gibi önemli bir aktörün İsrail diktatörlüğüne teslim olduğu bir dönemde, “Bunları kim durduracak?” sorusu artık her kesimde daha yüksek sesle soruluyor. Dünyadaki kurumların ve kuralların çöküşüne tanıklık ediyoruz. İsrail diktatörlüğü, sanki tüm dünyayı kendi dayatması altına almış gibi görünüyor. ABD ise bu dayatmanın altında kalmış ve çözüm üretemez durumda. Bunun nedeni, ABD’deki birçok kurumun ve yöneticinin İsrail diktatörlüğünün etkisi altında olmasıdır.

İsrail rejimi ve onu ayakta tutan küresel güç dengesi, ABD Başkanı'nı dahi istediği gibi yönlendirebiliyor... Bunun nedenleri üzerinde düşünmek gerekir; çünkü kök sebepleri anlamak, gelecek nesillere nelere dikkat edilmesi gerektiğini gösterecektir. Görmek, anlamak, anlatmak ve çözüm üretmek artık bir zorunluluktur.

Batı medeniyeti, dünya için zamanında sürdürülebilir fikirler üretmiştir. Kabul etsek de etmesek de birçok alanda işe yarayan yönleri olmuştur. İnsan hakları ve özgürlükler konusundaki fikirlerin çıkış noktası, temelde insanoğluna hizmet etmeyi amaçlıyordu. Ancak çıkarların vahşileştiği ve rekabetin sertleştiği noktada, ilk ihlal edilen şey yine bu küresel kurallar oldu.

ABD’nin İran’a zorla dayattığı politikalar bu çelişkiyi açıkça ortaya koyuyor. Bir yandan uluslararası ambargolarla İran halkını ekonomik refahtan uzaklaştırıp ülkeyi çöküşe sürükleyen bir sistem var. Diğer yandan aynı sistem, halkın refah için sokağa çıkmasını destekliyor. Bu açık bir çelişkidir. Aslında bu, tam anlamıyla bir dayatma düzenidir ve evet, bu bir diktatörlük yöntemidir.

Peki dünya, İsrail ve siyonist diktatörlüğü daha ne kadar kaldırabilir?
Avrupa’dan yükselen cılız sesler artmaya başlasa da hâlâ yeterli değil. İsrail’i durduracak gerçek bir gücün devreye girmesi gerekiyor. Çünkü İsrail, uluslararası hukuk ve kuralları hiçe sayan yaklaşım sergiliyor. Gazze’deki saldırılarında bunu açıkça görüyoruz. Aynı yaklaşımı İran’a yönelik adımlarında da görmek mümkün.

ABD, İsrail’i daha ne kadar sırtında taşıyabilecek?..

Bu soru artık ABD toplumunda da daha fazla tartışılıyor. İsrail’in ciddi bir karşılık görmeden durmayacağı ortadadır. Bu nedenle yeni ittifaklar ve alternatif yöntemler üzerine düşünmek zorunludur. Dünya vicdanının, İsrail diktatörlüğüne karşı birleşmesi gerekir. Bu, zehirli bir yapı ve ancak güçlü bir birliktelikle bu zehir etkisiz hâle getirilebilir.

İsrail rejimi, ABD’yi kullanarak onu da çıkmaza sürüklemiştir. Trump’ın egosu ise bu gerçeği görmesine engel olmaktadır. Kibir, böyle bir durumu kabul etmeyi zorlaştırır. İsrail rejimi tam da bu noktada Trump’ı sonuna kadar kullanmayı hedeflemektedir. Trump bir araçtır; işlevsiz hâle ve toplumun hesap sorma noktasına gelmesine kadar kullanılacaktır. Bunun farkında mı, bilinmez. Ancak narsist yapısı, gerçeği görmesini zorlaştırmaktadır.

Gidişat, İsrail diktatörlüğüne karşı yeni ittifakları güçlendirdikçe, ABD Başkanı kendi kamuoyunda artan sorulara cevap vermekte zorlanacaktır. Aslında uyanması gereken ve bu etkiden kurtulması gerekenlerin başında ABD gelmektedir. Geç olmadan bu gerçeği görmek zorundadır...

Sevil Nuriyeva'nın önceki yazıları...