Kaydet
a- | +A

“Devletimiz hayvancılık için yem ve hayvan kredisi veriyor ve iki yıl ertelemeli ve faizsiz...”

Teknolojinin bu anlamda faydaları saymakla bitmez. Ne var ki bu güzel gelişmelerin yanında tüm dünyayı tehdit eden yönleri de var ve bunlardan bir tanesi internet bağımlılığı...

Bayram ziyareti için kasabaya gitmiştim. Dönüşte midibüslerle yolculuk yaptım. Yanımda bizim köylerden 55-60 yaşlarında birisi vardı. Ben ona:

-Yol uzun tanışalım mı, dedim. O da köyünü, yaptığı işi ve şehre ne amaçla gittiğini anlattı. Yolculuk esnasında iki üç defa telefonla konuşunca bana:

“Kusura bakma arkadaş. Benim torunlar arıyor, geleceğimi bildikleri için sabırsızlanıyorlar” dedi. Ben de biraz çekinerek sordum:

-Babaları nerede?

O zaman anlatmaya başladı:

“Ben köyde hem çiftçilik yapıyor hem de inşaat ustası olarak çalışıyordum. Bir oğlum, iki de kızım oldu. Oğlum ve büyük kızım ilkokul mezunu, küçük kızım da lise mezunu. Onlar rahat etsinler diye de kazancımla şehirden üç tane ev aldım. Oğlumu da iyi bir fabrika işçi olarak işe aldı. Her birisinin de ikişer tane çocukları oldu. Her şey güzel gidiyordu. Bir Kurban Bayramı’nda oğlum, gelinim ve eşim çok üzgün bir şekilde beni çağırdılar. Oğlum hem ağladı hem anlattı. Durumdan o kadar mustarip ki âdeta yerin dibine giriyor çünkü onun üzerine aldığım ev ipotek olmuş. Sanal kumar ellerinde avuçlarında hiçbir şey bırakmamış. Çok güzel bir arabası vardı onu da elinden almışlar. Ahırda büyükbaş hayvanlarım vardı hepsini satıp evi kurtardık ama nafile. Oğlum yine devam etmiş. Tarla sattım sırf kurtarırım diye ama o işte durduğu müddetçe, oradaki arkadaşlarının ve o çevrenin etkisi ile bu beş yıl sürdü. En az yirmi beş-otuz milyon heba oldu. Yıllarca çalıştıklarım heba oldu...

Bereket oğlum tövbe etti... Doğru yolu kendi buldu. Köye geldi elli tane koyun aldık. Çobanlığa başladı. Temiz hava, hayvanlarla meşguliyet onu kendine getirdi. On beş günde bir iki gün şehre gidip çoluk çocuğunu görüp geliyor. Çocukların eğitimlerini aksatmamak için eşini ve çocuklarını köye getirmiyor. Eğer ben hayvancılık yapmasaydım çok perişan olurduk. Allah devlete, millete zeval vermesin. Devletimiz hayvancılık yapanlara yem ve hayvan kredisi veriyor ve iki yıl ertelemeli ve faizsiz. Özellikle faizsiz oluşu milletin işine daha çok yarıyor. Bu sadece benim başımda değil. Bizim yöreden tanıdıklarımdan en az yirmi kişi bu durumda, dedi...

Ramazan Günhan-Bursa

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...