Kaydet
a- | +A

“Kimseye göstermeden için için ağladığım günler oldu. Gündüz güler geceleri ağlardım...”

Yıl 2016, o zamanlar herkesçe bilinen ve imrenilen bir şirkette işe girdim. Ailem, eşimin ailesi ve tabii ki ben çok mutluydum. İyi bir işim vardı artık. Performansım Genel Müdürün dikkatini çekmiş olacak ki, beni yakın çalışma ekibine dâhil etti. Bir süre sonra da en stratejik toplantılarda, protokol organizasyonlarında dahi kendisine bire bir eşlik eden kişi oldum.

Tabii ki kısa zamanda geldiğim bu durum, bağlı bulunduğum yöneticimin hiç hoşuna gitmedi. Birçok vasıfsız yöneticinin genel özelliğidir; altlarında vasıflı bir personel istemezler, kendi yerlerinden olacaklarından korkarlar. Hâlbuki rızık Allahü teâlâdandır. Ve yine bilenler bilir; bazı yöneticiler çoğu zaman patrondan daha patron, genel müdürden daha genel müdür olur. Ve aslında makamın bir getirisi olan güçlerini, kendilerinden menkul bilip bu tarz dikkatlerini celbeden kişilere haksızlık yapmakta kullanırlar...

Benim de başıma gelecekler bundan farklı değildi. İlerleyen günlerde devamlı şekilde bir iftiralar zincirine maruz bırakıldım. Hayatta ağzımdan çıkmamasına rağmen iş yerinde küfürlü konuşmam mı, genel müdürün arkasından konuşmam mı… Ardı arkası kesilmeyen bir iftira bombardımanıyla genel müdüre kötülenmem mi?.. Böylece çok sevdiğim işimden edileceğim süreç hızlanıyordu. Ve istediği oldu, işten çıkarıldım. Aslında burada genel müdüre de çok kırgındım; zira yakın çalışma ekibine aldığın birisini sadece gelen laflarla harcamak mı, yoksa “işin aslı nedir?” diye bir de bana sormak mıydı ona yakışan?

İşten çıkarıldıktan sonra 6 ay iş bulamadım. Başına gelenler bilir; biriken ödemeler, çocukların masrafı, fatura… Ve aile babasıyım, ailemle ilgili harcamalar, sorumluluklarım derken boğucu bir çıkmazın içerisine girmiştim.

Ha bir de “ne yaptı da böyle bir şirketten kovuldu ki?” diyerek bana yafta vuran "yargıç" çevremizin delici bakışları her yerde karşıma çıkıyordu tabii. Sonuçta siz çoğu kimsenin giremeyeceği işe girmiştiniz... Yazımın ilerleyen kısmında yine değineceğim eşim ise, metanetli ve dik bir şekilde bana destek olup moral vermeye çalışıyordu. Ama ailesine yetememe hissi gerçekten insanı düşündüren, çok sabır gerektiren bir işti. Kimseye göstermeden için için ağladığım günler oldu. Gündüzleri güler geceleri ağlardım. Kim ne bilsin hâlimi ne kardeş ne akraba? DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.