“Biz pürtelaş hâldeyken onların rahat hareket ettiklerini görünce doğrusu çok şaşırdım.”
İbretlik arsa satış hatırama devam ediyorum... Bir avukat ile anlaştık. Avukat 2024'ün Kasım ayında mahkemeye dilekçeyi verdi. Mahkeme harcı dava masrafları vs. ödendi. Bekleme safhasına girdik. Keşan Asiye Hukuk Hakimliği arsanın değer tespiti için bilirkişi tayin edilmesi hakkında Yalova Asliye Hukuk Mahkemesine talepte bulundu. Bilirkişi tayin edildi, raporunu yazdı. Hazırlanan raporu Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi Keşan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdi. Nihayet Keşan Asiye Hukuk Mahkemesi Nisan 2026 tarihinde bilirkişinin tespit ettiği değerden az olmamak üzere ve pazarlık usulü ve vasinin bizzat katılması şartları ile Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi satış memurluğunda yapılmasına karar verdi.
Bu karara istinaden vasi, oğlu ile birlikte Keşan’dan biz Mesut abi ile birlikte İstanbul’dan yola çıkıp sabah saat 10.00’da Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi satış müdürlüğüne gittik. İlgili satış memuru odasında yoktu. Kimse de nerede olduğunu bilmiyordu, “gelir birazdan” diyorlardı. Saat 11.00 gibi memure hanım geldi. Meramımızı anlattık. Bilgisayarından evrakları kontrol etti “bir evrak eksiği var daha gelmemiş” dedi. Biz önceden hazırlıklı olduğumuz için söz konusu evrakı çıkarıp verdik. Sonra o da bilgisayardan geldiğini teyit etti. “Tamam o zaman pazarlık usulü satış için yarın en az 3 kişi ile birlikte gelin” diye gayet rahat bir şekilde söyleyiverdi.
“Hanımefendi biz Keşan’dan bu iş için geldik ve 3 kişi zaten hazırız” deyince o zaman öğlenden sonra saat 14.00’te gelin” diye ihsanda bulundu. İnsanların karşılarındaki kişilerin durumunu düşünmeden ne kadar rahat bir şekilde hareket ettiklerini görünce çok şaşırdım. Devlet dairelerinde işler böyleydi de biz çok mu abartıyorduk acaba?
Neyse öğlenden sonra tekrar geldik. Pazarlık usulü ile 3 kişi ayrı ayrı teklifler verip fiilen hisse sahibi olup resmî hissesi olmayan Mesut abiye kısıtlının hissesini sattık.
Meğer bu, işin daha başıymış. Ödenmesi gereken harçlar ve hisse bedelinin mahkemenin hesabına yatırılması da gerekiyordu; mesai bitiş saati de yaklaşıyordu. Pürtelaş Ziraat Bankasına yetişip gerekli ödemeleri yapıp makbuzları satış müdiresi hanımefendiye yetiştirdik. Biz “işlem tamam oldu” diye düşünürken hisseyi alan Mesut abiye “siz yarın 2 fotoğrafla birlikte tekrar geleceksiniz” deyiverdi. DEVAMI YARIN

