“Terhis olup geldiğimde gerçeğin bambaşka olduğunu öğrenince ikinci bir şok yaşadım...”
Ayrı dünya görüşüne sahiptik. Ayrı takımları tutuyorduk. Ayrı siyasi görüşe sahiptik hep çok tartışıyorduk, tartışmıştık ama hiç kavga etmemiştik.
Osman ile 1975 yılında başlayan dostluğumuz arkadaşlığımız 1979 yılı yazında benim vatani vazifemi yapmak için askere gitmem ile kesintiye uğradı. Osman ile zaman zaman mektuplaşıyorduk ama yüz yüze görüşmek sohbet etmek tartışmak başka bir güzellik idi... Ben bu güzelliği özler gözler iken Osman'ın mektupları da On iki Eylül 1980 darbesi ile beraber kesildi. Türkiye'de sıkı yönetim ilan edilmiş her şey ters yüz olmuş memlekette sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Artık ondan mektup da alamamaya başlamıştım. Askerde bölük yazıcısı olduğumdan bölüğe gelen tüm er mektuplarını kontrol ediyor sakıncalı bir şey var mı diye okuyor "Er mektubu görülmüştür" damgasını vurup sahiplerine ulaştırıyordum. O kadar çok mektup kontrol etmeme okumana rağmen kendime Osman'dan gelecek bir mektuba hasret günler geçiriyordum.
Günlerdir yolunu gözlediğim hasret çektiğim mektup bir gün çıkageldi ama mektup Osman'dan değil babası Halil amcadan idi.
"Evladım Şahin,
Günlerdir bu mektubu sana yazıp yazmama konusunda kararsızlık içinde idim. En sonunda seni daha fazla merakta bırakmamak için bu mektubu gözyaşları içinde yazmaya karar verdim. Şahin oğlum, Osman'ı kaybettik. Osman rahmetli oldu. Uzun bir süredir kanser hastalığı ile mücadele ediyordu. En sonunda bu hastalığa yenik düştü... "
Mektup böyle sürüp gidiyordu. Elimde mektup donup kaldım. Tam altı ay bu olayın şokundan kurtulamamıştım. Ona şiir yazdım. Hatıra olarak saklamak için...
Ben şiir yazmıştım ama askerlik dönüşü terhis olunca gerçeğin böyle olmadığını bambaşka olduğunu öğrenince ikinci bir şok yaşadım!
Arkadaşlarımla Osman'ın ölümü hakkında konuşurken bir arkadaşım dedi ki:
“12 Eylül’de Osman ile pek çok arkadaşı jandarmalar alıp götürdü. Çoğu aylar sonra döndü ama Osman'ın gidişi o gidiş, o bir daha dönmedi. Ne ölüsü var ne dirisi... Ailesi kanserden öldü diyor ama ölüsünü mezarını gören yok."
Darbe üstüne darbe dedikleri bu olsa gerek... Tam kırk altı yıldır kalbimde yaptığı tahribatı gidermeye çalışıyorum.
Şahin Ertürk-Kütahya

