Kaydet
|

“Etrafımızda armut, elma, şeftali bahçelerinde, üzüm bağlarında bir tatlı telaş vardı.”

Kızımın Anadolu Lisesini kazanmasından dolayı, kızımın ikinci senesinde şehre tayin istemek zorunda kalmıştım. Kızımın İngilizce kitaplarını almak için iki gün şehirde dolaşmadığım yer kalmadı. Maaşımın yarısı neredeyse onun kitaplarına ve kıyafetine harcamıştım. Yeni atandığım okuldaki arkadaşlarımın çoğu benden tecrübeliydi.

Onlar benim şu anda geçtiğim sıkıntıları atlatmışlar bana da “Eğitime, özellikle de dile yapılan yatırıma acıma hocam, ileride hem çocukların hem de sen rahat edersin” diyorlardı. Onlardan aldığım manevi destek tavsiyeler vb. beni ferahlatıyordu.

Okuldaki günlerim gayet güzel gidiyordu. Hafta sonunda okul öğretmenlerinden erkeklerle bir arkadaşımızın çiftliğinde piknik yapılacaktı. Önce tereddüt ettim ama arkadaşlardan birisi beni arabasıyla alacağını ve dönüşte de getireceğini söyleyince içim rahatladı, listeye ben de dâhil olmuştum.

Cumartesi günü okul bahçesinde on arkadaş buluştuk. Üç arabayla arkadaşımın çiftliğine doğru yol almaya başladık. Şehrin dışına çıktıkça etrafın güzelliği insanı âdeta büyülüyordu. Etrafımızda armut, elma, şeftali bahçelerinde, üzüm bağlarında bir tatlı telaş vardı. Sonbahar geldiği için ürünler toplanıyordu. Arabalar ile nihayet etrafı tel örgülerle çevrili büyük bir çiftliğin içine girdik. Öğretmen arkadaşımız da daha öncesinden gittiği için hepimizi karşıladı. Mangalları masaları hazırlamıştı. Arkadaşlar daha önce geldikleri için hemen masalara oturdular. Ben ayakta kalarak çiftliği merak ettiğim için etrafımı seyre daldım. Etrafı beton direkler ve tellerle çevrili seksen dönümlük bir arazinin içerisindeydik. Çalışanların kalabilmesi için de iki tane bina yapılmıştı. Ovanın içinde bulunan bu çiftlikte ne ararsan hepsi vardı. Bu çiftliğin sahibi de bizim öğretmen arkadaşımızdı. İzin isteyerek çiftliği dolaştım. Sadece dolaşmak bile bir saatimi almıştı. O kadar düzenli ve bakımlıydı ki ilk defa böyle bir yerde dolaşmak bile beni mutlu etmişti. Dolaştıktan sonra geldim ve bana ayrılan yere oturdum.

Arkadaşlar koyu bir sohbete dalmıştı. Bana “Hayrola hocam, seni kayboldu zannetmiştik” diye takıldılar. DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.