Kaydet
a- | +A

“Bu satırları yazdığım gün sabah bir haber aldım. Genç yaşta vefat ettiğini öğrendim.”

Hatırama bugün de devam ediyorum... Her işte bir hayır var derler ya… Bu arada devam ettiğim lisans eğitimimi tamamladım ve zorlu süreç içerisinde öğretmen formasyonu alarak özel bir eğitim kurumunda öğretmen olarak işe başladım. Hayat neşem yerine gelmişti artık. Evinin geçimini temin edebilen bir erkeğin duruşu bile bir farklı olurmuş, bunu o zaman anladım.

Ben dâhil daha birçok kişinin ahını alan o yönetici arkadaş da görevi ve imkânları sebebiyle daha da daha da yükselip genel müdürden fazla genel müdürlük yapıyordu.

Aslında imtihanı da başlıyordu ama farkında değildi. Nasıl farkında olsun ki; bir emir ile istediğini yerine getirebiliyor, istediği önüne geliyordu. Neyse, beni ilgilendirmezdi artık... Toparlamıştım, çok şükür.

Öğretmenliğin ardından eşimle her zaman hayalini kurduğumuz kendi işimizi yapmak da nasip oldu. Şimdi hayatımın her alanında desteğini hissettiğim eşimle sırt sırta verip kendi işimizde çalışıp geçinip gidiyoruz çok şükür.

Bu satırları yazdığım gün sabah bir haber aldım: Hepimizi bekleyen son, bunca sıkıntıma, ağlamama sebep olan o yönetici arkadaşı da bulmuş. Genç yaşta vefat etme haberini sabah öğrendim. Allah kalbimi biliyor, 10 yıl boyunca bir kez bile içimden helallik vermek gelmedi. Ama sabah haberi benimle birlikte alan eşim gelip “Hakkını helal etmeyecek misin?” dedi. 10-15 saniye daldım, iftiralarından dolayı yaşadığım her sıkıntı bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden. Sonra derin bir nefes alıp “Hatun şahit ol, hakkımı helal ettim” dedim. Benim bir yaşadığım sıkıntıyı 10 sıkıntı olarak hisseden eşim vesile oldu bu helalliğe. Cenabı Hak hanımımdan razı olsun.

Âdetimdir, her sabah Kur’ân-ı kerim okumadan evden çıkmam. Yine o sabah okudum. Beni takip eden hanımım, Kur'ân-ı kerimi okuduktan sonra, bu sefer de yine gelip dedi ki: “Bey, onun da ruhuna hediye etsen olmaz mı?” Ona da “Peki” dedik, gönderdik hediyesini. Allah rahmet eylesin, ailesine sabırlar versin.

Günün sonunda da “Ya işte, ölüm var”, “Ya işte, ölüm var”, “Ya işte, ölüm var” diye mırıldandım durdum, tutamadım kendimi. Hem ağlıyorum hem de bu cümleyi söylüyorum kendi kendime. Zamanında gölgesinden korkulan adam, korkudan soru dahi sorulamayan adam, şimdi en korkulması gereken yerde! Allah rahmet eylesin...

Rumuz: "Temmuz 25"

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.