“Nuri Amca'nın o eski kahvehanesi, Gördes'in 'yaşlı delikanlıları'nın buluşma noktasıydı.”
Gördes’in balıkçısıyla ilgili hatırama bugün de devam ediyorum.. Ahmet Bey, yaşı kemale ermiş, gözlüklerinin üzerinden dünyayı okuyan, bilge bir adamdı. Her pazartesi, kitap dükkânının önünden geçen Abdullah Amca'nın aracına ve etrafındaki kedi cümbüşüne gülümseyerek bakardı. Kedilerin hareketlerini âdeta bir sosyolog gibi gözlemler, notlar alırdı. Hatta kediler hakkında küçük bir defter tutuyordu: "Gördes Kedilerinin Balık Günü ve Sosyal Hareketleri" Sarman'ın liderliğini, Tombul Tekir'in tembelliğini, hatta arka sokaktan gelen üç ayaklı Topal Karabaş'ın azmini bile kaydetmişti.
Bir pazartesi, Ahmet Bey, Abdullah Amca'nın yanına gelerek: "Abdullah evladım, bu kedilerin işleri bir harika. Senin aracın gelişiyle daha da bir düzen tuttular" dedi gülümseyerek. Abdullah Amca şaşırdı: "Vay Ahmet Amca, sen de mi balıkçı kedilerini gözlemliyorsun?" Ahmet Bey, gözlüğünü düzeltti: "Elbette evladım. Onlar da bu ilçenin sakinleri. Üstelik senin balıkların sayesinde karnı doyan, mutlu hayvanlar. Bak mesela şu Sarman diğerlerini organize ediyor gibi!.."
Abdullah Amca başını salladı. "Haklısın Ahmet Amca, ben de fark ediyorum. Hele şu senin yazdıkların, kedileri daha iyi anlamamı sağlar."
Abdullah Amca, o günden sonra balıkları temizlerken daha bir özen gösterdi. Kedilerin her birinin kendine özgü bir karakteri olduğunu fark etti. Sarman'a en büyük balık kafasını, Tombul Tekir'e etli bir parça ayırır, Topal Karabaş'a ise diğerlerinden biraz daha fazla verir, onun zorlu hayatını göz önünde bulundururdu.
Nuri Amca, Minik Leyla ve Balık Uzmanı Halil Hoca Abdullah Amca'nın balık satışı yaptığı yerin yakınında, Gördes'in en eski kahvehanesini işleten Nuri Amca vardı. Nuri Amca, her pazartesi sabahı kahvehanesinin kapılarını açar açmaz, o mis gibi çay kokusuyla birlikte, Abdullah Amca'nın "Baaaalıkçı geldi!" sesini beklerdi. Nuri Amca'nın kahvesi, Gördes'in "yaşlı delikanlıları"nın buluşma noktasıydı.
Nuri Amca, aracı gördüğünde önce bir yadırgadı "Eski kamyonet daha bir sesliydi, onun sesiyle anlardık balıkçının geldiğini" diye takılsa da Abdullah Amca'nın yeniliğe ayak uydurmasına saygı duyardı. Hatta bazen, Abdullah Amca'nın balıklarını temizlerken ona sıcak bir demlik çayı ikram ederdi. Kedilerin balık ziyafetini kahvehanenin penceresinden keyifle izler, onlara isimler takardı. DEVAMI YARIN

