Telefon ettim: “Abi sen ne yaptın? Hem çok mutlu olduk hem çok mahcup olduk.”
Hatırama bugün de devam ediyorum... Oğlum ve kızımla zaman zaman gittiğimiz, deniz kenarında bir büfe vardı. Birkaç tane küçük masa ve kısa sandalye modeli taburelerden ibaret salaş bir dükkândı. Orada doğal ürünlerin kullanıldığı tost ve anlık sıkılan taze meyve suyu satılıyordu.
Bir sabah o mekâna gittiğimizde, denize doğru boş bir masada yer bulmuştuk. Garson gelmiş, siparişleri vermiştik. Biraz ileride kendisini yakinen tanıdığım, bir abimiz de oradaydı. Tek başına oturmuş, bir şeyler yiyordu. Onu görünce keyfini bozmamak için, masadan kalkmadan selam verdim… Ve masamıza davet ettim. Eliyle işaret edip, teşekkür etti. Sanırım o da benim, çocuklarımın yanından ayrılmamı istemedi...
Yemekte hoş sohbet ederek, güzel vakit geçirdikten sonra masadan kalkıp hesabı ödemek üzere kasaya gittim. “Hesabımızı çıkarır mısınız?" dedim. Uzun zamandır çalışanlarla da sohbet arkadaşlığı ettiğimiz için bizi tanıyorlardı. Kasaya bakan Ali bana “Ender abi sizin hesabınız yok” dedi. "Aliciğim nasıl olur? Ben hesabı ödemedim ki” dedim. “Abi buraya geldiğinizde selamlaştığın o bey var ya az önce sizin hesabı da ödedi” dedi. Orada öylece donakalmıştım.
Hayatımda ilk defa birisi bize, hayretten ne diyeceğimizi bilemediğimiz bir cömertlikle, iyilik yapmıştı. Bu bizi hem çok sevindirmiş hem çok duygulandırmıştı. Sevinmemiz para ödemediğimiz için değil alicenap milletimizde hâlâ böyle iyi insanlar olduğu içindi... Bizim için asla unutamayacağımız, çok güzel bir hayat dersiydi!..
Şaşkınlığımı atlatınca, onu hemen aradım. Evinde rahmetli Mehmet Metiner abiyle kendisine İhlas temizlik robotu tanıtmıştık. Satın almış ve sonra bize çay ikram etmişti.
“Abi sen ne yaptın?!.. Hem çok mutlu olduk hem de çok mahcup olduk” dediğimde bana “Lafı bile olmaz kardeşim. Size afiyet, şifa olsun” dedi.
İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir, derler ya hani; ücretini ödeyeceğimi söyleyerek evine her gün bir Türkiye gazetesi götürülmesi için gazete büromuza ismini yazdırdım…
İşte hatıramda anlattığım, aslında onun bana öğrettiği, sadece bir hesap ödeme cömertliği değil, tanıdıklarına, sevdiklerine habersiz yapılan bir iyilikle onları sevindirerek, dualarını almaktı. Aslında benim için ayrıca, aldığım hayat dersimin ücretini ödemekti. Çünkü bu güzel hasleti ondan öğrendim. Umarım her fırsatta buna devam etmek nasip olur...
Ender Kandeniz (Madenci)

