“Rahmetli annem uzun yıllar rahatsızlık çekti ama ölürken bile bizi düşünmeden edemedi...”
Annemi bir mayıs gününde kaybetmiştim. Onu kaybedeli otuz yıl oldu. Ona olan hasretim her geçen gün artarak büyüyor. Onu hatırlamadan bir günüm geçmiyor o zamandan beri mayıs ayları benim için hep sol yanımın sızladığı, içimi hüzün kapladığı bir aydır.
Annemin babamın resimleri başucumda çekmecemde, sabah kalktığımda, akşam yatarken onlara bakıyor çaresiz kaldığımda annemin sanki bana baktığını, bana sesleneceğini sanıyorum.
Anneyi kaybetmenin acısı başka hiçbir acıya benzemiyor. Bir yanınız hep eksik kalıyor. Kanatsız kalmış bir kuş gibi bütün sevgileri yitirmiş, bütün yalnızlıkları kuşanmış, koca âlemde yalnızları oynayan bir mecnuna dönüyorsunuz. Bana öyle geliyor en azından...
Annesini kaybedip öksüz kalmanın yaşı olmazmış. Yanık bir türkü dinleyemez olursun. Hatırlar girdabında dalar gider gözler. Hayat akıp giderken bir anda kapkaranlık bir zindana düşüyormuş öksüzler. Kâinatın boşluklarına düşmüş gibi oluyorsunuz boşlukta yalnız ve ışıksız kalmış gibi oluyorsunuz. Her şey zifirî karanlığa bürünmüş, kör oldum sanıyorsunuz.
Annemi bayramda seyranda ziyaret ederek ellerinden öpmeyi ne kadar isterdim. Huşu ile ellerini öpüp onun da alnımdan öpmesi için neler vermezdim. Ama artık o yok...
Gurbet elde artık mezarlarını bile ziyaret edemiyoruz. Annem eğitimsiz bir insandı, hiç okula gitmemişti, okuma yazması yoktu ama bana güzel bakmayı, güzel görmeyi öğreten, anlattığı ibretlik hikâye ve olaylarla bana hayatı, geleceğime yön vermeyi; benim yetişmemde en büyük payın sahibi olan annemdi...
Benim ilkokuldan sonra hocaya gitmemi, dinimi öğrenmemi sağlayan yine çok zor şartlarda, sıkıntıda olmamıza rağmen ortaokula gitmeme, okumama sebep olan o olmuştur. Hatta benim ilk romanımın konusunu bile bana annem anlatmıştı. Uzun yıllar rahatsızlık çekti ama ölürken bile bizi düşünmeden edemedi. Ölmesine yakın yanında kalmıştım, öleceğine yakın beni çağırmak istediklerinde "O daha yeni gitti bir daha çağırmayın, uzaklardan gelmesi zor olur" diyerek beni sıkıntıya bile sokmak istememişti. O her zaman bana "Evladım hayat yolunda Allah ayağını taşa rast getirmesin" dediği için ben hayatım boyunca hiç sıkıntıya girmedim onun duası sayesinde her işim rast gitmiş her zorlukta bir çıkış yolu bulmuştum...
Aslan Torun-Artvin

