Kaydet
|

Son zamanlarda sosyal hayatları ağırlaştıran, her ne kadar istenmese de maddi anlamda bir fakirleşme, tsunami etkisi gibi, dünyanın her tarafına hızla yayılıyor.

Geçinebilmek için ailelerde tek çalışan olması, artık yetmiyor!.. Evde iki emekli olması bile ancak durumu idare ediyor ve çoğu zaman da bunlardan birisi hâlâ çalışmaya devam ediyor.

Borçlardan başını kaldıramayan insanlar, hatta bazı devletler, ekonomik olarak ayakta kalmakta zorlanıyor. Daha müreffeh bir hayat için geleceğe dair yatırım ya da birikim yapma arzusu, masallardaki "Alâeddin’in sihirli lambası"ndan üç dilek isteme hayaline kalıyor...

Mobil banka uygulamalarıyla para transferlerini, banka kartları kullanımını, e-Ticaret'le alışveriş çılgınlığını hastalıklı bir alışkanlığa dönüştüren yeni dünya düzeni, sadece rakamların hareketini istiyor. Kredi kullanımlarını teşvik ederek, taksitli ve faizli geri ödeme bataklığı içine düşürdükleri insanlara, geçici ekonomik rahatlık sunuyorlar ya!.. Cepte nakit taşıma yükünden kurtardıklarını, paraya el sürmeden çok hızlı işlemlerle, hayatı büyük ölçüde kolaylaştırdıklarını söylüyorlar ya!.. Öyle mi gerçekten?!..

Bunun böyle olmadığını, hesaplarımız tutmadığında ve elde avuçta bir şeyler kalmadığında anlasak da hepimiz “nerede bir yanlış var” diye düşünüyoruz!..

Her işlemde, teknolojik gelişmenin sağladığı kolaylığın faturasını ise, en önemli kaybın ne olduğunu unutturarak, ödetiyorlar… Ve bu kaybı hatırlatacak, insanların faydasına olacak hiçbir kazanç sistemini istemiyorlar. Peki kim bunlar? Paranın küresel efendileri!..

Peki biz neyi kaybettik?!.. Bereketi!..

Eskiden her alışveriş sonrasında ticaret erbabı “Allah bereket versin” der, müşteriler de “bereketini gör inşallah” diye dualar edilirdi. Kazançlara şükredilir, ağızlarda dua, elden ele para dolaşırdı… Dijital rakamlar değil!..

Şimdi o “bereket” nerede?!..

Ender Kandeniz (Madenci)

ŞİİR

İki kuple şiir

Boynumdaki urgan kış uykusundaki bir yorgan…

Kefenim olmuş da örtmemiş bu hicran.

Meğer sen var iken var imiş anlamı,

Yoksa neylesin maktul?

Çürümüş meşe ile yontulmuş urganı…

***

Mizanla kurulmuş terazim,

Terazinin dengesi bozulmuş, kime ne?

Yalnız bilir anlamını,

Kendini tanık sanan sanık.

Sanık olmuş, hükümlü;

Hükmü veren kim? Gönül.

Kim bu adaleti tecelli eden hâkim?

Sen isen, durma;

Yargıla beni…

Murathan Kınalı

SAĞLIK OLSUN

ALZHEİMER: Alzheimer hastalığı bu grup içinde demansa en sık sebep olan hastalıktır. Alzheimer da hastanın en çok ve ilk olarak yakın hafızası etkilenir. Zaman içinde bu unutkanlığa yön bulamama, giyinememe, idrar tutamama, muhakeme yapamama ve çeşitli davranış bozuklukları eklenir.

Alzheimer hastalığı 3 evreden oluşmaktadır. Bunlar, erken evre, orta evre ve geç evredir. Erken evrede genellikle unutkanlık, hafıza problemleri, dil problemleri yaşanırken; orta evrede daha çok davranışsal problemler ortaya çıkar, inatçı ve asabi davranışlarda bulunabilir, idrar ve dışkı kontrolünde problemler yaşayabilir. Hastalığın ileri evresinde ise; hasta yaşantısını tek başına sürdüremez hâle gelir ve yardımsız ihtiyaçlarını karşılayamaz. Hasta birinci derece yakınları bile tanıyamaz hâle gelebilir, konuşma ve anlama melekesinde ciddi kayıplar gözlenir. Kendi kendini besleyemez hâle gelir. Bu evrenin son dönemlerine doğru hasta, yatağa bağımlı hale gelir ve bağışıklık sistemindeki zayıflama sonucu enfeksiyonlara karşı yatkınlık gelişir. www.turkiyehastanesi.com

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.