Kaydet
a- | +A

Bizim çocukluğumuz Y kuşağıydı. Bizim çocukluğumuzu anlatmak bile güzel... Şimdiki çocuklar saatlerce sokakta oynayıp bitkin düşmenin, o tatlı yorgunluğun tadını alamayacaklar. Bir dost ile sadece gülünecek zamanların değil birlikte ağlanacak anların da olduğunu bilemeyecekler.

Biz hayatın tam içindeydik, "an"daydık. Teknoloji azdı ama hayal gücümüz sınırsızdı. Sabah okula erken gider, zil çalana kadar okul bahçesinde ip atlardık. Öğretmenlerimiz bizim için yeni dünyalara açılan birer kapı gibiydi. Onların bir takdirini duymak, bir "aferin"ini almak için çabalardık. Resimler yapardık özgürce, kaygısızca... Renklerle arkadaş olurduk, saatler akar giderdi. Öğretmenlerimiz yeteneklerimizi keşfetmek için çabalardı. Yazmaya olan yeteneğimi 5. sınıf öğretmenim fark etmiş; "sen bir gün çok iyi bir yazar veya çizer olacaksın" demişti. Yıllar sonra karşılaştığımızda bu sözünü hatırlatıp "biliyordum yazar olacağını" demesi hayatımın en onur verici anlarından biriydi.

Babasının kurmalı masa saatini, dedesinin emektar radyosunu, abisinin müzik setini ve o setin üzerine oturup çikolata yediği anları unutmaması bundandır Y kuşağının. Dedesinin radyosundan yayılan bir türkü, bir masa saatinin tik takları sadece vakti değil; evimizdeki huzuru, güveni ve sevgiyi anlatırdı.

Biz geçmişte takılı kalmış bir kuşak değiliz. Biz nereden geldiğimizi, bizi biz yapan insanî değerleri, o samimi duyguları heybemizde saklamış olarak bugünün dünyasında yürümeye devam ediyoruz. Kısacası; Y kuşağı olmaktan ve bu zengin hafızayı taşımaktan çok memnunum... 5. Sınıf öğretmenim saygıdeğer Tayyibe öğretmenime ve bütün öğretmenlerime sevgilerimle...

Amine Kübra Salar

ŞİİR

Nimetin şükrü

Rızık sahibini bulmadan kalmaz,

Kimse başkasının payını almaz.

Ezelde yazılan vaktinde gelir,

Rızık tükenmeden ömür son bulmaz.

İman nimeti de şükrünü ister,

Her gelen sıkıntı gayreti besler.

Şükreden kişiye nimetler gelir,

Melekler yoluna kanatlar serer.

Mümin kardeşine bir yoldaş olur,

İncitmez kardeşi, hep sırdaş olur.

Bilmemekten iyi elbette bilmek,

Aynı yolda giden bir dindaş olur.

Kusuru affeden gönlü nur bulur,

Sabırla davranan hep huzur bulur.

İyiliği gör de, tartışmadan geç,

İncinsen dua et, kalp sürur bulur.

Anne ve babamız büyük nimettir,

Onların duası hep berekettir.

Yuvan emanettir, sevgiyle koru,

Bir lokma sunmak da bir ibadettir.

Her işinde nice hikmetler vardır,

Sabır ve merhamet gönle bahardır.

Güler yüz gösterip gönülleri al,

Şükreden gönüller hep bahtiyardır.

Hüseyin Demir

TARİHTEN BİR YAPRAK

BUDAPEŞTE: Macaristan’ın başşehri. Berlin’den sonra Orta Avrupa’nın en büyük ikinci şehri olup, Macaristan nüfusunun beşte biri de burada yaşamaktadır. Nüfusu 2 milyonun üzerindedir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından ilk olarak 1526’da fethedilen Budin ve Peşte, bir buçuk asırlık bir Türk hâkimiyetinden sonra 1686’da elden çıkmıştı. Türk idaresi sırasında, Karadeniz üzerinden Tuna yoluyla İstanbul’dan nispeten kolay ulaşılan bir beylerbeylik merkezi olduğundan kolayca Türkleşmişti. Ticaret yollarının birleştiği bir yerde bulunan Budin ve Peşte, bir taraftan zengin bir ticaret şehri görünümü alırken, burada kurulan çeşitli vakıflar bu Orta Avrupa şehrine bir Osmanlı yerleşim merkezi manzarası vermişti. 1662 yılında burayı ziyaret eden Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Budin ve Peşte’nin etraflı bir tasviri bulunmaktadır. Evliya Çelebi, Buda’da 25 câmi, 47 mescit, 12 medrese, 16 mektep, 2 hamam, 8 kaplıca, 9 han, 1 saat kulesi ve 1 bedesten bulunduğunu bildirmektedir. Bunların çoğu bugün ayakta değildir.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.