Kendini arayan Rabbini bulur. Rabbini bulan özüne kavuşur. Mesele aramak, bulmaya çalışmak. İçindeki boşluğu hakikat ile doldurmaya çaba göstermek. Yürüdüğün yolun sonu Rabbine çıkmıyorsa; yani niyetin Rabbini bulmak değilse, kendini de kaybedersin, aradığını da...
İyiliği amaçlayanlar iyiliğe, kötülüğü amaçlayanlar kötülüğe ulaşır. İşin özü niyete bakıyor. Ameller niyetlere göredir. Aklından geçen iyiliği yapmasan bile sevap kazanıyorsun. Çünkü niyetinden iyilik yapmak geçiyor. Bunun mükâfatını Allahü teâlâ ihsan eder. En nihayetinde iyilik eden de kendine eder, kötülük eden de. Kalbimiz öyle değerli bir organ ki, içini neyle doldurduklarımıza ömrümüz boyunca dikkat etmeliyiz.
İnsan kalbindeki boşluğu Allahü teâlâ ile doldurmadığı sürece daha büyük boşluklara yer açacaktır. Muhabbeti Allah'a olanın gönlünü Allahü teâlâ razı eder. Hakiki huzur, insanlarda değil yalnızca Allahü teâlâya sığınmakla mümkündür. Herkes seni sevse, fakat Allahü teâlâ sevmese ne kazanırsın? Veya Allahü teâlâ seni sevse ama kimse sevmese, ne kaybedersin? Mühim olan Allah'ın sevgisi ve rızasıdır. Kaybetmekten korkman gereken tek şey Allah'ın sevgisi ve rızası olmalı.
Mazlumların, sabredenlerin, kötülüğün nam saldığı ahir zaman içerisinde iyilik için, iyi kalmak için çaba gösterenin yardımcısı Allahü teâlâdır. Yaşadığın tüm imtihanlar, kalbine ağır gelse bile sen yine Allah rızası için iyiliği seç. İyilerle beraber ol. Kötü olan hem dünyasını hem ahiretini mahveder. İyi olan dünyada maksadına kavuşamasa bile ahirette rahat eder.
Şeyda Şahin
ŞİİR
Olsun
Tatlı dile niyet et, kırmasın gönülleri.
Acıdan haber veren, kelamların bal olsun.
Kurumasın fidanlar, solmasın çiçekleri,
Merhamet ve ümitle, her diktiğin gül olsun.
Ağlamaya çekinme, düşündükçe dertleri,
Bırak aksın durmadan felaketsiz sel olsun.
Fukaraya umut ol, belki boştur cepleri,
Onlara uzattığın, dualı bir el olsun.
Rotasız gemilerin, belli olmaz yönleri,
Yelkenini dolduran, fırtınasız yel olsun.
Zürriyetin haktandır hem kızanı hem eri,
Daim dua edelim, hayırlı bir kul olsun.
Ne fayda?
Ah alıp da bülbülden, gül olmuşsun ne fayda
Güneşteki ferleri, aramışsın hep ayda.
Hedefi bulamazsın, kırık oklu bir yayda.
Doğru yolda gidene, kapılar hep açılır,
Taş ve diken yerine, inci mercan saçılır.
Zülfüyâre dokunma, eda ile dil ile
Bu dünyanın hâlidir, ekserisi hep hile
Kem göze dikkat et ki, asla düşme sen dile,
Doğru yolda gidene, kapılar hep açılır,
Taş ve diken yerine, inci mercan saçılır.
Eğitimci Yazar-Ayhan Özbek
TARİHTEN BİR YAPRAK
CERBE MUHÂREBESİ: 1560’ta yaşanan ve Andrea Dorya kumandasındaki donanmasının hezimetiyle sonuçlanan, deniz muharebesi. Düşman donanmasının başında başkumandan Andrea Dorya bulunuyordu. İki yüz gemiden oluşan düşman donanmasında 30 bin asker bulunuyordu. 22 yıldan beri, Preveze’den sonra düşman böyle bir armadayı bir arada görmemişti. Kaptan-ı Deryâ Piyâle Paşa komutasındaki Türk donanmasında ise Uluç Ali Reis, Seydi Ali Reis ve Turgut Paşa gibi tecrübeli kaptanlar bulunuyordu. Osmanlı donanması 120 parçadan oluşuyordu. Bu tecrübeli deniz serdarları yaptıkları harp divanında düşmanı imha için Preveze’de kullanılan taktiği uygulamaya karar verdiler. Piyâle Paşa ve tecrübeli komutanları 14 Mayıs 1560 sabahı pek az bir zayiatla birkaç saatte düşman donanmasını perişan ettiler. Bu muharebe, Andrea Dorya’nın Preveze’de Barboros’tan yediği silleden sonra, müttefiklere vurulmuş ağır bir darbe oldu. Müttefik kuvvetlerin 60 büyük gemisi batırıldı. Büyükamiral Andrea Dorya yaralı ve perişan bir hâlde alelade bir kayıkla hayatını zor kurtardı.

