İçinizdeki korkuyu yenmelisiniz, sudan korkanları suya atarlar. İçinizdeki korku canavarını yenin. Eylem korkuyu tedavi eder. Öte yandan kararsızlık, erteleme korkuyu besler büyütür.
Zor problemlerle karşılaştığımızda harekete geçene dek korku içinde bekleriz. Umut başlangıçtır. Ama zafer kazanmak için umudun harekete ihtiyacı vardır.
Bellek bankanıza sadece olumlu düşünceler yatırın. Motorumuza bir avuç çöp döksek ne olur. Çalışan motor işlevini yapamaz hâle gelir. Olumsuz düşünceler de zihinsel motorumuzda aynı etkiyi yapar. Endişe gerilim ve aşağılık duygusu oluşturur.
Bellek bankanızdan sadece olumlu düşünceler çekin. Geçmişime ait hatırladığım olumlu hiçbir şey hatırlamıyorum dememek için ne yatırırsanız onu çekersiniz.
Psikolojik açıdan problemin tedavisi kişinin bellek bankasından olumsuzları çekmeyi bırakıp olumlu şeyleri çekmeyi öğrendiğinde etkisini göstermeye başlar.
Sosyal çevrenizi birinci sınıf yapmanın yolu yeni grupların içine girebilmektir. Bakış açıları sizden farklı insanlarla arkadaşlık kurabilmektir. Ufak tefek ve önemsiz şeyler üzerinde durmayan kişilerle arkadaş olmaktır.
Fikirleriniz ve konuştuklarınızdan çok evinizin büyüklüğü ile konuşanlar büyük insanlar sahip olduğunuz ve olmadığınız eşyalarla ilgilenen kişiler, küçük insanlardır. Kendinize yakın arkadaş olarak küçük şeylerle ilgilenen insanlar seçerseniz, siz de giderek küçük şeyler düşünen bir kişi hâline gelirsiniz.
Her birey, Afrika’da da olsa Amerika’da da yaşasa, cahil de olsa, zeki de; medeni de olsa, ilkel de, genç de olsa, yaşlı da önemli olduğunu hissetmek arzusuna sahiptir. Birine önemli olduğunu hissettirirseniz, sizin için daha çok şey yapar.
İnsanları beklemeyen bir otobüs şoförü bir insana özel ilgi gösteriyor ve onu bekliyordu. Niçin? Çünkü o şahıs şoförü her sabah özel bir günaydın ile selamlıyordu.
Nurettin Bozan
ŞİİR
Dünya cenneti
Bana sorsalardı kim olsun diye,
Belki tam da seni tarif ederdim.
Yaşayıp aşk ile bir ömür boyu,
Birlikte geçelim tarihe derdim.
Şükür ki Yaratan yazmış yazımı,
Seninle lütfetmiş bahar, yazımı,
Girift, çetrefilli sırrın çözümü,
Mutlulukla kesin sonuca vardım.
Ağarsın saçların avuçlarımda,
Erisin dertlerin gözyaşlarımda,
Mahşerde mizana çağrıldığımda,
Sen oldun dünyada cennetim derdim.
Mustafa Özkahraman
DUYGU DAMLASI
ANTİPATİK OLMAK: Bir insan hep kendini düşünürse, hep kendi menfaatini kollarsa, hatta bu menfaatleri elde edebilmek üzere değişik stratejiler belirleyip içten içe hareketlerde bulunursa ne olur? Başarılı olabilir mi? Evet arzu ettiği menfaatlere kavuşabilir. Bazen ummadığı yerde ummadığı sert tepkilerle de karşılaşıp ters teptiği de olur ama böyle kimseler genelde arzularını elde etmeye odaklandıkları için arzularına kavuşurlar. Lakin böyle kimselerin bu menfaat için hayatlarını menfaatin peşine harcamaları büyük kaybedişleridir. Çünkü etrafında asla gerçek dost bulamazlar. Kimse onu bir daha anmak istemez. İşi düşenler işi kadar yanında bulunur. Çünkü empati insanı sevimli hâle getirdiği gibi empatinin tersi olan antipati insanı sevimsiz kılar. Bu hâl antipatik hâldir. Tamam insan elbette zararını ziyanını düşünmeli, menfaatini kollamalıdır ama bu hassasiyeti çevresindeki insanlarla dostluğu devam ettirerek, onların hak ve hukuklarını da gözeterek yapmalıdır...

