Kaydet
|

Günlük hayatımızda zaman deyince fazla önemsemeyip geçiyoruz ama zaman hayatımızın en önemli bir gerçeği. Güneşin sabah doğup akşam batması takvimden kopardığımız her yaprak ömrümüzden bir parça söküp götürüyor. Hiçbir şey olduğu gibi kalmıyor.

Allah bütün âlemi ve her şeyi öyle ahenkli ve güzel yaratmış ki canlı cansız bütün kâinat yerli yerinde kurulu saat gibi bir düzen içinde kusursuzca işliyor.

Vücudumuzdaki organlar ve hücreler de bir düzende saat misali durmadan çalışıyor. Durduğu zaman zaten hayatın ve yolun sonu demektir. Bilgenin dediği gibi uzun süren hayat, hayatların en iyisi değildir. Onun için eskiler "sağlık sıhhat ve afiyet" demişlerdir. Biliriz ki “Her canlı ölümü tadacaktır. O hâlde dünyaya dünyada kalacak kadar ahirete orada kalacak kadar hazırlanabilmektir marifet...

Bir de insanın hayatında birincisi kendisi için ikincisi ailesi ve yakınları için üçüncüsü de ülkesi ve milleti için hedeflerinin olması gerekmektedir. Demek ki insanın her şeyden önce kendisiyle barışık olup kendisine bahşedilen sağlıklı ve güzel vücudu en iyi bir şekilde koruyup kollamaktır. Bedenine kötü davranmamaktır. “Benim vücudum değil mi kim ne karışır?” dememelidir. İnsanın kendi vücuduna bile haksızlık etmeye hakkı yoktur. Ondan sonra aileye ve yakın akraba konu komşu gelir. “Onlara benim yüzümden bir sıkıntı bir üzüntü gelmesin” diyerek insan özellikle dikkatli olmalıdır. Helalinden kazanıp çalışıp evimize çoluk çocuğumuza bakmak onları en güzel şekilde yetiştirmek, büyüklerimize saygıda kusur etmemek, küçüklerimizi vatana ve millete faydalı olacak bir şekilde yetiştirmek en büyük görevimizdir.

Ve üçüncüsü de ülkemiz ve milletin için ne yaptığımızdır. Bu da hangi işi yapıyor olursak olalım görevimizi en iyi şekilde yerine getirmekle mümkündür. Suistimal etmemekle mümkündür... Herkese sağlık sıhhat ve afiyetler diliyorum.

Aslan Torun/Em. Sağlıkçı-Yazar

ŞİİR

Yanlış adres

Deli gönül havalandı bak yine,

Hangi kuru dala konar, kim bilir?

Akıl ermez artık ne ettiğine,

Hangi ateşlere yanar, kim bilir?

Mektup yazıp yollar yanlış adrese,

Ne mektep okumuş ne de medrese.

Biri "şu boş arsa senindir" dese,

Orası cennete döner, kim bilir?

Gariptir, kimseye arz etmez hâli,

Kimi meczup sanır, kimisi deli.

Sabah çıksa akşam bulamaz yolu,

Feneri nerede söner, kim bilir?

Uslanmaz, şımarık çocuk misali,

Taşımaz heybede dünya hayali.

Benzemez kimseye şekli, şemali,

El âlem o yüzden kınar, kim bilir?

Gıyabî, ararsan gönlünde ara,

Başka vasıtayla varılmaz yara.

Varmışken geçilmez yara da uğra,

Fakiri divanda anar, kim bilir?

Mustafa Özkahraman

DUYGU DAMLASI

Ne hâliniz varsa gülün!

Neşelenmeyi ifade etmek için kahkaha gerekli mi? Gülümsemek gereken yerde kahkaha abartılı bir tepki değil midir? Kahkaha için bu soruların altında mutlaka yüksek stres, kaygı veya sinir bozukluğu mu aramak gerekir? Günlük yaşayışta, sosyalleşmede, sıcak temaslarda bir tebessüm, gülümseme yeterliyken kahkaha patlaması etik davranış bakımından doğru sayılır mı? Her birimizin vereceği cevaplar elbette farklıdır. Gerginsek, üzerimizdeki baskı yoğunsa, beyindeki negatif enerjiyi atmak için "emniyet supabı" olarak yüzdeki 40 küsur kasın harekete geçirdiği "kahkaha"yı kullanmayalım, yüzdeki diğer 10 kası çalıştırıp "tebessüm bahçemizdeki gülleri" açalım. “Gülümseme gücün, kahkaha zaafın simgesidir” denir ne derece doğrudur bilinmez ama insan kahkaha da atabilen bir canlıdır. Yüzünüzde, tebessüm ve gülümsemeniz bol olsun... Rıdvan Üzel

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.