Batı sinemasında Holokost furyası
Hollywood ve Avrupa sinemasında Yahudi soykırımını işleyen filmlerin sayısında son yıllarda ciddi bir artış gözleniyor. Bu eserler, Oscar gibi ödül mekanizmalarının da favorisi olabiliyor.
- Gazze'de devam eden savaşta ateşkes olmasına rağmen katliamın sürdüğü ve 60 binden fazla vefat olduğu belirtiliyor.
- Son yıllarda Hollywood ve Avrupa sinemasında II. Dünya Savaşı'ndaki Holokost temasını işleyen filmlerin sayısında belirgin bir artış yaşanıyor.
- Bu durum, Batı sinemasında "propagandist" ve "politik" bir tutum olarak yorumlanıyor.
- Bu seneki Oscar favorileri arasında gösterilen "Muhteşem Marty" gibi birçok güncel ve gelecek filmde Holokost teması öne çıkıyor.
- Geçen yılın dikkat çeken "Nuremberg" ve gelecek yılın iddialı "The Brutalist" gibi yapımlar da Holokost'u farklı yönleriyle ele alıyor.
MURAT ÖZTEKİN - Dünya Gazze’de eşi çok az görülen bir drama şahit olurken, beyazperdede enteresan bir tablo var... Gazze’de 7 Ekim 2023’te başlayan savaşta ateşkese rağmen katliam devam ediyor. Savaşın başından beri bombalar ve açlık yüzünden vefat eden Gazzelilerin sayısının 60 bini aştığı ifade ediliyor.
Sinema tarihindeki “Schindler’in Listesi”, “Pianist” ve “Soysuzlar Çetesi” gibi eserler hafızalardaki yerini koruyor. Ancak son yıllarda Hollywood ve Avrupa sinemasında II. Dünya Savaşı’nda yaşanan “Holokost” yani Yahudi soykırımı temasını işleyen filmlerin sayısındaki artış dikkat çekiyor. Yaklaşık 80 sene önce yaşanan acı hadise, defalarca beyazperdede konu edilmesine rağmen büyük bütçeli yapımların hikâye unsuru olarak sıklıkla kullanılıyor. Böyle bir dönemde Batı sinemasında yaşanan bu durum, “propagandist” ve “politik” bir tutum olarak yorumlanıyor.
Holokost, bazen bu filmlerin merkezine yerleşirken bazı sinema eserlerinde arka plandaki güçlü hikâye unsurlarından biri oluyor.
BU SENEKİ OSCAR’IN FAVORİSİ
Josh Safdie’nin “Muhteşem Marty” (Marty Supreme) eseri de ABD’li meşhur masa tenisçisi Martin Reisman’ın kariyer yolculuğunu seyirciyle buluştursa da hikâye unsurları arasında Holokost teması dikkat çekiyor. Bu hafta Türkiye’de vizyona giren eser, bu sene verilecek Oscarların favorileri arasında sayılıyor.
Geçen senenin en dikkat çeken tarihî dramlarından olan James Vanderbilt imzalı “Nuremberg” (Nürnberg) II. Dünya Savaşı sonrası Nazi liderlerinin yargılandığı meşhur mahkemeleri merkezine alıyor. Russell Crowe ve Rami Malek’in rol aldığı yapım, Holokost’un arkasındaki psikolojik karanlığı anlatıyor.
Aktris Scarlett Johansson’un yönetmen koltuğuna geçtiği “Eleanor the Great” da Holokost’un sağ kalanlarını merkezine alıyor.
“The World Will Tremble” ise mezar kazıcı olarak çalıştırılan bir grup Yahudi mahkûmun, kaçış girişimini işliyor. “Truth & Treason” da Nazilere karşı çıkan bir Alman gencinin hayatını konu ediniyor.
2025 Oscar yarışının öne çıkan filmlerinden biri olan yönetmen Brady Corbet’in “The Brutalist” Holokost sonrası hayata tutunmaya çalışan Macar asıllı hayalî Yahudi mimar László Toth’a fokuslanıyor. Jesse Eisenberg’in “A Real Pain” eseri de iki Yahudi kuzenin Polonya’ya giderek Nazilerce mağdur edilen atalarının mirasını aramalarını anlatıyor. Jonathan Glazer’ın “The Zone of Interest” filmi ise Auschwitz’in hemen dışındaki Nazi villası üzerinden Holokost’u mevzu ediniyor. Fransız yönetmen Michel Hazanavicius’un “The Most Precious of Cargoes” filmi, Fatih Akın’ın “Amrum”unun yanı sıra “Stork of Hope”, “Soda”, “Guns & Moses” ve “The Commandant’s Shadow” son yıllardaki Holokost unsurlu filmler arasında yer alıyor.
