BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yarınlara tebessümlü hatıralar biriktirin

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
 
 
Ne yaparsanız yapın asla değişmeyecek bir şey söyleyeyim size;
Anı yaşıyoruz. Hiçbir saatin değerini bilmeden pervasızca harcıyoruz. Yarınlara, habersizce hasret bırakıyoruz.
Özleyeceğiz... Ne olursa olsun fark etmeksizin geçmişi gözleyeceğiz. Belki kazandıklarımız daha çok olacak. Yeni hayatlar yeni insanlar yeni yerler göreceğiz. Ama kaybettiklerimiz hiçbir zaman geri dönmeyecek. Şu an yaşadığımız günün yarın adı özlem olacak. Yıllar sonra iyi ya da kötü nasıl bir hayatımız olsa da, elimizdeki fotoğraflara aklımızdaki hatıralara ve gönümüzdeki insanlara bakarak derin bir çaresizlik çekeceğiz. Dünyaları verseler elimize de o günlere geri asla dönemeyeceğiz. Buna rağmen yine de anın kıymetini bilmiyoruz!
Hayattaki en değerli hazinenin zaman olduğunu unutuyoruz. Her gün eksile eksile, eskiyoruz.
Hangimizin dilinden düşmedi ki "Nerede o eski günler" cümlesi? Hangimiz duymadı ki büyüklerimizden geçmişin vefa çiçeklerini? Hangimiz özlemedik, hangimiz sevmedik güzel atlara binip giden o güzel insanları?
Zamanın sizi beraber taşıyacağı insanları iyi seçin. Sevdiklerinizle iyi vakit geçirin, yarınlara tebessümlü hatıralar biriktirin. İnsan sevdiklerinin değerini gerçekten kaybedince anlıyor. Dönüp arkaya bakamayacağımız bu ömür yolunda korktuğumuz şeylerin elinden tutun ve asla bırakmayın.
İnsanlar asla kirli doğmazlar, gün geçtikçe kirleniyorsa kalp, bunu zaman değil insanın kendisi yapıyordur. Saatler hiç yorulmadan durmadan geçse de ömrümüzden kalplere asla toz kondurmazlar. Önemli olan bu temiz kalbi ölene kadar muhafaza etmek. Önemli olan bu temiz kalple bu kirlenmiş dünyayı süpürmektir. Önemli olan zamanın kucağında bebek kadar hür ve temiz kalpli direne bilmektir yaşamaya...
              Salih Sezgen
 
 
 
Evde bize hayat güzel
 
Koronavirüs sebebiyle eve kapanalı ikinci hafta oluyor… Aslında bir aydan beri tetikteydik… Bu arada evde yaşama konusunda ben kendimi ev işlerine yoğunlaştırmayı başardım. Hanım benim yardımıma sevindi ama zaman içinde ben mutfaktan çıkmayınca o kendisi meşgale bulamadı… Şimdi hem bana “şu mutfağı bir toplayıver” diyor, hem oturduğu koltukta “of sıkıntıdan patlayacağım” diyor. Ben de anlamadım. Arkadaş mutfağı sen topla sıkıntıdan kurtul. Bana iş yaptıracağım derken kendine yapacak iş bulamıyorsan ben ne yapayım?” diyeceğim ama diyemiyorum. Buradan derdimi sizinle paylaşayım dedim. Erkekler olarak bize evde de hayat güzel… Onu bize ev işi veren hanımlar düşünsün.”
               Şaban Üçdil-İstanbul
 
 
 
Bilmediği şey olmayan öğretmen
 
İnsan ömrünü 7-8 parçaya bölüyorum. İlk 10 yıl çocukluk. Bu süreçte hiçbir şey bilinmiyor. 10-20 yaş arası, tam bir muamma. 20-30 yaş arasında iş bulma, evlenme, çocuk sahibi olma işleri derken yıllar çok hızlı aktığı için bir şey anlaşılmadan geçilmiş oluyor. 40-50 yaş arasında olgunlaşma, iş başarma, aşırılıkları törpüleme söz konusu oluyor. 50’den sonra ise artık yavaş yavaş çözülme, uyuşma, tembelleşme, kabuğuna çekilme söz konusu olmaya başlıyor.
60-70-80’li yaşları henüz bizzat yaşamış/görmüş değilim henüz ancak çevremden yaptığım gözlemlere göre özellikle 70’ten sonra insanlarda birçok sorun (duygusal, fiziksel, bilimsel) baş gösteriyor.
Bu sınıflandırmanın istisnai durumları mutlaka olacaktır. Yazdıklarım kesin doğrudur da demiyorum. Bunlar sadece şahsi analizlerimdir. Zırva deyip geçme hakkınız vardır.
Sadede geleyim. Sözü çok uzattım. Rol modelim olan, mutlaka bilinmesi/tanınması/önemsenmesi gereken bir eğitimciden söz etmek istiyorum. Eğitimci, projeci, araştırmacı Sayın İsmail Karagöz Bey gerçekten üstün bir beyindir.
Ben daha bilgisayarı açmayı bilmezken kendisinin bilgisayar yazılımı üzerine firması vardı. İlk zamanlar O’nun bilişim öğretmeni olduğunu sanıyordum. Zira ilde kimsenin bilmediği hususları biliyordu. Sonradan makine öğretmeni olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım. Böylesine çok yönlü, her alanda at koşturan başka bir öğretmen daha tanımadım... Son 25 yıla bilgisayarcılığı, eğitim danışmanlığını, öğretmenliği, okul müdürlüğünü, millî eğitim müdür yardımcılığını sığdırdı. Tüm görevlerinde de çok başarılı projelere imza attı. Kendisine ilimiz adına teşekkür ediyorum.
               Ali Özdemir
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612983 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/612983.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT