BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Reyting soru(n)ları

Türkiye'de reyting ölçümlerinin sağlıklı yapılıp yapılmadığıyla ilgili önceki hafta bir yazı kaleme almış, meselenin tarihî sürecini anlatmaya çalışmıştık.
Bu işe kafa yoran önemli isimlerle görüştüm. Ayrıca Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. (TİAK) açıklama gönderdi.
Açıkçası reyting ölçümlerinde eskiye oranla önemli merhale kaydedilmiş. Mesela AGB şirketinin olduğu dönemde ölçüm, 21 ilde 2 bin 800 civarında haneye yerleştirilen cihazlar (peoplemeter) üzerinden yapılıyordu.
TİAK'ın belirttiğine göre il sayısı 40'a, ölçüm yapılan hane ise 4 bine çıkarılmış. Bu rakam iyi. Fakat tersinden okursak reytingde 41 ilin olmadığı görülüyor. Söz konusu 40 ilin Türkiye nüfusunun %80’ine karşılık geldiği ifade ediliyor. Pekiyi yüzde 20'lik kesim ne olacak? Onları yok mu farz edelim? Ayrıca 40 il neye göre belirleniyor?
Mevzuata göre, cihaz kurulan evlerin her yıl beşte birinin değişmesi gerekiyor. Bu, 5 yılın sonunda deneklerin tamamının değişmesi anlamına geliyor. Ancak bir dönem hep aynı yüzde 20'lik oran değişmiş. Yüzde 80 aynı kalmış. FETÖ de bunu kullanarak kendi istediği kişilerin evine cihaz yerleştirilmesini sağlamıştı. TİAK "Sistem eski panellerden farklı olarak tamamen sıfırdan kuruldu. Kasaba ve köyler de ölçüme dahil edildi" diyor. 20 binin altı olan ilçelerdeki denek sayısının paneldeki oranı ne? Türkiye'yi yansıtan bu kitle, panelde temsil edilebiliyor mu?
4 BİN KİŞİYE NİYE MAHKÛMUZ?
Milletin yüzde 70'i yayını uydudan alıyor, yüzde 20'si dijitalden. Karasal yayın ise yüzde 10'larda. Digitürk, D-Smart, TiviBu, Teledünya gibi abone sayıları 7 milyon kişiyi bulan dijital platformlar reyting ölçümüne dahil edilemez mi? Buralardan hangi kanalın hangi saatte ne kadar izlendiğini tek tek ortaya çıkarabiliyorsunuz. Veri var, sadece işlemiyor. Pekiyi biz neden 4 bin haneye mahkûmuz?
Öğrendiğimize göre, TİAK önümüzdeki yıldan itibaren internet izlemelerini de reytinge dahil etmek için çalışma yapıyormuş. Bunun için 3 bin kişilik denek oluşturulmaya çalışılıyormuş. Bu, bazı kanalların haklarının teslim edilmesi adına önemli bir gelişme... Mesela, TGRT Haber sosyal medyada çok aktif. Programlar Twitter'da trend topic oluyor. Ancak bu etkileşim, reytinglere yansımıyor.
-Peoplematerler evlere yerleştiriliyor. Çalışan insanların iş yerinde hangi kanalı seyrettikleri önemli değil mi? Bu durumdan özellikle Türkiye gibi dinamik bir yapısı olan ülkede haber kanalları olumsuz etkileniyor.
HERKESİN BEKLENTİSİ FARKLI
Reyting ölçümünde millî yazılım şart demiştik. Pekiyi bunu kim yapacak? RTÜK olabilir mi? Bu soruyu RTÜK Eski Başkanı Davut Dursun'a sordum. "Kesinlikle RTÜK reyting ölçümü yapmamalı" dedi ve ekledi: "Bu iş, devlet eliyle olmamalı. Çünkü, her gelen hükûmet baskın çıkmaya çalışır. Spekülasyonlar artar. Tartışmadan başımızı kaldıramayız. Ama reyting ölçümünü sadece bir şirket yapacak diye bir kaide yok. Farklı kuruluşlarla da teyit edilebilir. Sistemde Türkiye'nin tamamı ölçülmüyor. Bu yüzden zaman zaman tartışmalara konu oluyor. Herkesin beklentisi farklı. Uzman eleman yok. Teknoloji çok hızlı değişiyor. Özellikle iletişim fakültelerinde bu, sorun olarak görülüp ele alınmalı."
 
 
Uyumamak önemli ama mesele uyanık olmak
 
Bir yanda yılların gıda devi Ülker, diğer yanda ne dediği anlaşılmayan, içinde milletin sinir uçlarına dokunan ifadeler barındıran bir reklam filmi.
Bir yanda halkın psikolojisiyle oynayan “fetöristler”, diğer yanda buluttan nem kapan, halkı galeyana getiren "paranoyak" tipler.
Bir yanda masonik bir örgütün yaşattığı acı tecrübe, diğer yanda varlığını hissetmek istediğimiz devlet aklı.
Kafamız bulanık, hava sisli. Birileri topluma korku pompalıyor.
Ortam tam düşmanın arzu ettiği gibi.
Hatırlayın 80 öncesini. Nasıl da basit bir sinema filmiyle hadiseler peydahlayıp milleti birbirine kırdırmışlardı...
Uyumamak önemli ama mesele uyanık olmak.
Uyanık olalım...
 
 
Türkiye'nin hafızası
 
TRT harika bir iş yaptı ve 50 yıllık arşivini internette erişime açtı. Üstelik ücretsiz.
200 bin saatlik bu arşiv Türkiye'nin en büyük görsel hafızası niteliği taşıyor. Zira, TRT'nin videoları memleketin son elli yılda nereden nereye geldiğini çok iyi özetliyor. (www.trtarsiv.com)
Araştırmacılar için hatırlatayım. Yazılı basında da önemli bir birikim var.
Türkiye ve Milliyet gazetelerinin arşivinden ücretsiz istifade edilebiliyor.
CumhuriyetHürriyetSabah'ın arşivinden yararlanmak ise ücretli.
 
CHP adını saklıyor
 
Dikkat ettiniz mi AK Parti'nin "evet" reklamlarının sonunda mutlaka parti logosu beliriyor.
CHP'nin "hayır" ilanlarında ise partiye dair tek emare yok.
Ne televizyon reklamlarında, ne gazete ilanlarında ne de afişlerinde... Hiçbirinde küçücük bir logo bulunmuyor.
Bu, bilinçli bir tercih. Çünkü CHP'nin toplum nezdindeki imajı da belli, yakın geçmişte seçimlerde aldığı oy oranları da.
Baktılar kendi isimleriyle olmuyor. İşi örtülü yapıyorlar.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
596196 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/596196.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT