BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Futbolda dün yoktur

Teşekkürler; dünkü Trabzonspor-Altay maçındaki yorumum çok ses getirdi. Başta Mehmet Tiryakioğlu bey olmak üzere Trabzonlu bir çok dostumdan "İşte böyle futbol kültürünü öne çıkaran yorumları okumak istiyoruz" türü tebrik telefonlarımı aldım. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. 

Doğrusu şu ki bir sezon daha geride kalmak üzere... Süper Lig şampiyonu Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası ise henüz sahibini arıyor; Kayserispor mu olur, Sivasspor mu onu final maçı belirleyecek. 
 

AĞAOĞLU'NUN YÖNETİM BAŞARISI
Diyeceğim; bu sezonun futbola kazandırdığı en önemli şey şüphesiz Trabzonspor'un 38 yıl sonra gelen şampiyonluğu. Bordo mavililerin başarısını analiz ettiğinizde ortaya takdire şayan bir yönetim becerisi, takım mühendisliği, doğru sezon ve oyuncu planlaması çıkıyor. Ahmet Ağaoğlu ve ekibini "Kırk yamalı bohça" gibi duran Trabzonspor camiasını tek bir hedefe kenetlediği ve eleştiri dozunu kaçırmadan istişare kültürü içinde iç dinamiklerini sevgi ve saygıya dayalı şekilde birleştirip ortak aklı harekete geçirerek ortaya çıkardığı sonuç; kelimenin tam anlamıyla muazzam bir başarı örneğidir. Canı gönülden kutlarım. 

 

EFENDİ DURUŞ SAHAYI TAÇLANDIRDI
Daha da mühimi; Karedeniz'in sert dalgaları gibi aynaya bakıp kendine kızan o agresif, hırçın mizaçtaki insanları; Trabzonspor'un efendi duruşu ile öfke kontrolünü elden bırakmayan yapıya dönüştüren takdire şayan centilmenliği ile saha başarısını adeta taçlandırmıştır. Bence sezonun en önemli gelişmesi budur. 
Nitekim Kayserispor yenilgisinden sonra Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı özellikle bu hususa dikkat çekerek futbolun bütün paydaşlarına Fair Play çağrısında bulunmuştur. Bu kıymetli daveti yapan Abdullah Hocama sonsuz teşekkürler.
Futbol bir kültürdür ve o kültür; daima iyiyi, güzeli, doğruyu öğütlemelidir. 
Umar ve dilerim bu örnek hareketler artar da anlamsız polemikler yerine gelecekte futbolu daha da anlamlı hale getirecek gelişmelerle üretime, verime ve kaliteye dayalı konuları tartışır ve olgunlaştırırız. 
Yoksa sürekli yap boz ile; TFF ve kurullarını, MHK Kurulu ve hakemler üzerinden futbolun adaletini tartışarak bir yere varamayacağımız gibi enerjimizi de boşa harcanmış oluruz. Yazık ederiz kendi kendimize... Artık bu yanlıştan top yekün arınmalı futbolumuz. 

 

TRABZONSPOR FUTBOLUN LOKOMOTİFİ
Trabzonspor 38 yıl sonra geldiği yer itibarıyla yeniden Türk futbolunun lokomotif konumuna geçmiştir. 
Diyeceğim sadece yurt içindeki yarışmacı değil, futbolumuzun batıya açılan penceresi olarak ülkemizi ve insanımızı temsil edecektir. Kazandıracağı puan ya da puanlar, prestij ve aşama futbolumuz adına çok önemlidir. Nitekim; İstanbul takımları karşısında hiç kaybetmeyen Trabzonspor gerçeğine bakıp da gereksiz kıskançlıklar göstermek yerine rekabeti daha anlamlı kılacak hamle adına Fırtına'nın Avrupa'daki başarısını herkes canı gönülden desteklemedir. 

Kartal, Şahin ve Keleş!

Üç mü yoksa 6 teknik adam mı?
Söyleyin hangisi en başarılısı?
Aslında böyle bir tasnifi yapmak çok güç; imkan, şart ve bulundukları durumları göz ardı ederek sıralama yapmak da hiç doğru olmaz. Ancak bazı şeyleri bilmek lazım. 

 

HANGİSİ DAHA ÜSTÜN?
Çok sevdiğim bir söz vardır; "Eldeki kuş (kanarya) daldakinden iyidir" diye. 
Soruyorum size Fenerbahçe'ye sağladığı fayda bakımından hangisi daha üstün; Ali Koç mu yoksa İsmail Kartal mı? 
"İsmail Hoca" diye cevabınızı duyar gibiyim. Yiğidin hakkı yiğide... Fenerbahçe'yi diplerde alıp da maç kaybettirmeden son üç ayda Lig ikinciliği'ne taşımak suretiyle Şampiyonlar Ligi kapısını aralamak her babayiğidin harcı değildir. 
Kabul etmek gerekir ki, bu zor işi başaran isim EMANETÇİ İsmail Kartal'den başkası değildir. Nitekim İsmail Hoca, Fenerbahçelilerin gönlünde taht kurduğu gibi koro halinde "İSTİFA" diye tempo tutan öfkeli tribünlerin elinden de Ali Koç Başkanı resmen kurtarmıştır. 
Ne var ki; futbolun dünü olmadığı gibi vefası da yok!
Nitekim Ali Başkan bu gerçeğe rağmen daha kariyerli teknik adam arayışını ısrarla yürütmektedir. 
Doğrusu; popülarite peşinde koşup da Kartal'ı serçeye çevirmek Fenerbahçe adına çok ciddi bir handikaptır. Ancak Ali Koç gibi karizmatik başkanlar Fenerbahçe için lig ikinciliğini asla yeterli bulmazlar, gözünü kırpmadan şampiyonluk için her türlü riski satın alırlar. Jorge arayışı da o tür bir risktir. 
Ali Başkan lig ikinciliğini yeterli bulmuş olsaydı şu an Emre Belözoğlu teknik direktör olarak görevine devam ediyor olurdu. 
Kartal'ı bekleyen son da maalesef Fenerbahçe'yi şampiyon yapacak o teknik adam profilinin arasına sıkışmıştır.
Takdir Fenerbahçelilerin. 

 

NURİ ŞAHİN BİR FENOMEN
Başarılı teknik adamlar kategorisinde Hikmet Karaman ve Rıza Çalımbay'ı bir kenara yazıyorum. Her ikisinin de hakkı inkar edilemez. Ancak yenilmezlik rekorunu 15 maça çıkaran ve son 7 lig maçında 8 gol toplamda 14 golle ABD'li Haji Wright'ı yıldızlaştıran Antalyaspor'un Futbol sorumlusu Nuri Şahin ile teknik sorumlu Alfons Groenendijk birer fenomendir. Her ikisini de başarı adına ayakta alkışlıyorum. Özellikle Şahin'in takım mühendisliği, futbolcularıyla kurduğu güçlü iletişim genç teknik adamlar için hem örnek alınmalı hem de en iyi şekilde değerlendirilmelidir.  

 

İSTİKRARIN ADI KELEŞ
Kayserispor Teknik Direktörü Hikmet Karaman'a sordum, "Sezonun en istikrarlı teknik adamı kim?" diye; hiç düşünmeden "Hakan Keleş" dedi ve ekledi, "GZT Giresunspor'u ayakta tutan teknik adamdır!" diye. Ben de bu köşeden bu güzel yorumu; "İstikrarın adı Hakan Keleş" diye taçlandırayım. 

 

KONYASPOR'A SINIF ATLATAN İSİM
İlhan Palut, Konyaspor'a sınıf atlatan teknik adam olarak dikkatlari üstünde topluyor. Özellikle yeşil beyazlıların Hatayspor karşısında aldığı güzel sonuç ve oynadığı iyi futbol Palut'un Konyaspor'a yaptığı katkıyı en iyi şekilde ifade etmektedir.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627153 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hasan-saricicek/627153.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT