BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Acı ama gerçek

Millî takım İtalya'ya 3-0 kaybettikten sonra gazetemdeki yazımın başlığını "Gücümüz yetmedi" şeklinde koymuştum. Gerçekten de günümüz futbolunun hiçbir ögesinde o akşam bizim millî takım sınıfı belli değildi. İtalya'yı övüp de göğe çıkaranlar, bizim takımın Galler karşısında bu açığını kapatacağında adeta birleşmişlerdi ama ne var ki bu maça da yine Okay ile yine Türk spor basınının üç büyüklere kakalamaya çalıştığı Kenan ile çıktık. Hakan da Milan'daki kadar çaktırmadan, oyunun patronu rolüne girmeden oynamaya devam ediyordu. Bu Galler maçına çıkan kadromuzda geçen maçtan Merih yoktu. Sanki İtalya karşısındaki aciz oyunun tek oyuncusu oymuş gibi.
Peki bu Galler takımı nasıl bir oyun planlamıştı? Ona bakalım. Kendi yarı alanlarında çok çabuk toparlanan, hareketli toplarda sadece uzun boylu santrforunu önde bırakan Galler, yine bizim yapamadığımız yardımlaşma, top alışverişleri için her aksiyonda en az iki adamını boşa kaçırtıp, yüksek teknik kapasiteleri olmamalarına rağmen bizden daha kolay, daha pozitif toplar kullanacaklardı. İlk yarıda, birçok gol denemesinde gerek Uğurcan'ın gerekse de kendi oyuncularının kötü vuruşlarına takılan Galler, bu defa Ramsey ile tabelayı değiştiriyordu.
İkinci yarıda Ozan'la takımı eksik oynatan Okay'ı soyunma odasında bırakan Şenol Güneş, Merih'i ve Yusuf'u sahaya sürdü. Merih'in stoper görevine geçişiyle Kaan ön liberoya çıkacaktı. Yusuf da Hakan'ın bu iki maçta bir türlü çıkamadığı en azından altılık çizgiyi bulacaktı. Ve Şenol hocam yine Kenan için 75 dakika beklemek gibi bunca yıllık teknik adamlığına gölge düşürür gibi oluyordu. Cengiz'in tutukluğu zaten oyuna giren İrfan ile giderilemezdi. Dua edelim Bale gibi bir adam penaltıyı komşu ülkeye attı.
Neredeyse tamamı yurtdışında oynayan ya da oynamış olan oyunculardan bir millî takım kurmak bizim takımı bu futbolcuların oynadıkları takımlar çizgisine asla getiremezdi. Getiremedi de. Yediğimiz ikinci gol rakibi iyice rahat ettirdi.
Tabii ki bir ilavem daha olacak. Maçı TRT 1'den anlatan Levent Özçelik gibi yılların deneyimli spikerine bu anlattığı 90 dakikayı sakin bir yere çekilip dinlemesini tavsiye ederim çünkü bunu yapmayıp yanlışlarını, saçmalıklarını, alışkanlık edinirse ben bundan böyle bu arkadaşın anlatacağı hiçbir maçın sesini açmam.
Evet elendik sayılır. Hele hele Türk spor medyasının neredeyse yüzde 95'inin "İkinci çıkarız en kötü ihtimalle en iyi üçüncüler arasında da olabiliriz" görüşü üzerine "Vah halimize vah" derim.

Maçın adamı: Ramsey
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619396 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/kemal-belgin/619396.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT