BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Dünya Ortak Evimiz” olsun...

Meryem Aybike Sinan
Facebook

Önceki gün Ankara’da çevre ile ilgili çok önemli bir harekete tanıklık ettim…

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himaye ve katkılarıyla hayata geçirilen “Sıfır Atık Hareketi” bu kez bir kitapla “Dünya Ortak Evimiz” dedi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Konukevi bahçesinde yapılan kitabın tanıtım programına ilgi büyüktü.

Açıkçası bu yazımda tekrara düşmeden intibalarımı anlatmak istiyorum zira ilgili haberleri zaten ajanslar, internet siteleri ve televizyon kanalları geçtiler.

Madem bu yazı bir çevre konulu yazıdır o hâlde minik bir iğde parantezini mutlaka açmalıyım diyorum… Öncelikle ifade etmek isterim ki Ankara benim için iğde demektir. Bu mevsim Ankara’da iğdelerin çiçek açtığı bir zamandır. Erguvan ne kadar İstanbullu ise iğde o kadar Ankaralıdır. İğde kokusu muhteşemdir ama iddiasızdır.

Külliye Türkiye Cumhuriyetine yakışan bir mimari olmanın yanı sıra dikilen ağaçlarla şehre muhteşem bir renk katmış. Ağaçlar büyüdükçe bu farkı daha iyi göreceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanının ve eşinin yaşadığı Cumhurbaşkanlığı Devlet Konukevinde verilen yemekte birtakım çevrelerin abarttığı gibi bir şaşaa görmedim açıkçası. Ülkemizin temsil edildiği bu yapı neden bu kadar tezvirat malzemesi yapıldı anlamakta zorlandım…

Emine Erdoğan Hanımefendi’nin çevre ile ilgili çalışmaları gerçekten çok önemli ve diğer dünya liderlerinin eşleri için de örnek teşkil ediyor. Sevgili Sevil Nuriyeva’nın  “Türk Devletleri Teşkilatının üye ülkelerinin lider eşleriyle çevre konusunda ortak çalışmalarınız olacak mı?” sorusuna Emine Hanım’ın “Böyle çalışmalar yapmayı planlıyoruz” cevabına çok mutlu oldum.

Emine Hanım'ın Salda Gölü'yle ilgili çalışmalarına dünya şahit… Aklıma Kırgızistan’daki Issık Gölü ile Salda Gölü'nü "kardeş göl" yapma fikri geliyor. Şehirleri kardeş yapıyoruz da gölü niye yapmayalım ki!

Çevre konusu bugün de yarın da en büyük sorunumuz olmaya devam edecek. Göllerimiz kuruyor, ırmaklarımız kirleniyor, ormanlarımız yanıyor, yakılıyor, şehirlerimiz dikey mimariyle ürkütür hâle getiriliyor. Su kaynaklarımız hızla azalıyor. Aslında dünyada en büyük meseleler bunlar!

Çevre sadece bir avuç gönüllü aktivistin omuzladığı bir mesele değil! Millet olarak hepimizi ilgilendiren ciddi ve hayati bir sorun olarak topyekûn geleceğimizi ilgilendiriyor. Ve gençlerin bu çevre hareketine yoğun katkı verdiğini görmek yarınlarımız adına umutlandırdı. Devletin en zirvesinin yaşadığı konutun bahçesi gençlerle doluydu. Her dünya görüşünden çevre aktivisti bu projeye el vermiş biz de varız demişti.

“Dünya Ortak Evimiz” kitabını Turkuvaz Kitap neşretmiş. 28 yazar çevre ile ilgili hikâyelerini, ilk farkındalıklarını kaleme almışlar. Emine Erdoğan’ın hikâyesini okuyunca kendimi çok tatlı bir hikâyenin içinde buldum. Bir kanaviçenin işlenişi kabilinden bir renk ve kimlik bulunan bu anlatımdan Anadolu irfanı da kendine ayrı bir yer bulmuş ve dile gelmiş:

"-Annem, hayvanların ve çiçeklerin yanında bağırılmaması gerektiğini tembihlerdi: Çünkü küserlerdi. Ağaçların yanından selamsız geçmek, elma, kiraz, ceviz ikramlarına hürmetsizlikti. Annem çiçekleri tebessümle sular, topladığı her meyve için şükrederdi. Şimdi daha iyi anlıyorum. Meğer bize toprağa özen göstermeyi, çiçeklerle muhabbete dalmayı ya da yağmura sevgi duymayı öğretirken aslında tabiatın dilini öğretmiş...”

Bu satırlar ne kadar önemli satırlar. Gül kokusunu bilmeyen bir genç tabiata değer verir mi? Bir kırkikindi yağmurunda mis gibi toprak kokusunu duymayan toprağa hürmet eder mi?

Hâsılı çevre konusu hayli geniş bir konu…

Umarız ki dünya yaşanılır, huzurlu ve aydınlık gül bahçesi olsun...

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627909 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/meryem-aybike-sinan/627909.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT