BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Osmanlı askeri kesilmeye hazır kurbanlık gibiydi!..

Pos bıyıklarını bükerek ordunun önüne çıkan general oldukça kibirliydi!
 
Asker yorgun, bakımsız, hepsinden de mühimi, silahları eski ve mühimmatları da yeteri kadar değildi. Kesilmeye hazır, ayakları bağlı kurbanlık boğa gibiydi. Bu fırsat kaçırılmamalıydı. Hele sıcak denizlere inmeye, Ermenilere vadedilen devletin kurulmasına, en mühimi petrol yataklarını ele geçirmeye pek az zaman ve mesafe kalmıştı. Az gayret ve cesaretle bunların üstesinden gelmek pek mümkündü, onun için biraz daha çaba lazımdı, neticesi de çok ihtişamlı olacaktı ve de bu fırsat kaçırılmamalıydı.
Yeni tıraş olmuş, merasim kıyafetlerini giyinmiş, bakımlı, gür, pos bıyıklarını bükerek ordunun önüne çıkan general kendinden emin, oldukça kibirliydi:
“Yoldaşlarım!
Bugün, tarihi yeniden yazmak üzere buradayız. Ermeni yoldaşlarımızla büyük bir gönül birliği içindeyiz. İttifakımız her zeminde, her sahada gittikçe büyüyor. Zafer yaklaşıyor, her yerde olgunlaşıyor.
Aşılmaz denilen dağları aştık. Kafkaslarda hedefimize ulaştık. Büyük Rusya hükûmeti bütün imkânlarını ayaklarımıza serdi. Sıra büyük çarımızın yenilmez ordusu bizde, şimdi ne gerekiyorsa onu yapma zamanı.     
Yoldaşlar! Çar Ordusunun yenilmez savaşçıları! Sağlam durun, birlik olun ve kendinizden emin olun. Hasta düşmana korkusuzca saldırın. Zaten çürümüş, içi boş bir kütükten ibaretler, ufak bir itekleme yıkılması için kâfi. Bu onur da bize nasip olacak. Kesin zafer bizim.
Rusya’da sizi bekleyen zafer balolarına şimdiden hazırlanın. Alaşağı edilmiş olan bu toprak sahiplerinin feslerini hatıra olarak alıp evlerinize götüreceğiniz gün yakın. Çarımızın dünya hâkimiyeti iktidarı önünde engel olan köhnemiş Osmanlı ordularını mağlup edip tarihin çöplüğüne biz atacağız.
Kimseye acımak, merhamet yok! Tereddüt yasak! Kim olursa olsun, karşınıza kim, ne niyetle çıkarsa çıksın affetmeyin! Bu tam bir emirdir. Uymayanın akıbetinin ne olacağını söylemeyeceğim! Asker, bunun ne demek olduğunu pekâlâ bilir!
Fazla uzatmıyorum; vaktimiz de yok, sabrımız da! Şunu da söyleyeyim; Moskova ve Ermeni yoldaşlarımız bizden müjde bekliyor.
Ermeni yoldaşlara da derim ki; bu vadedilenlere kavuşmak istiyorsanız işte meydan; üzerinize düşeni yapın! Sağa, sola sinmeyin! Korkmayın! Şimdiye kadar Osmanlı’nın kölesi oldunuz! ‘Yeter deyin’ ayağa kalkın! Dostunuzu, düşmanınızı iyi tanıyın ve saflarınızı da sık tutun! Bu tarihî fırsatı kaçırmayın! Ortalıkta Türk, Müslüman izi bırakmayın! Yarın ‘Cemiyet-i Akvam’ keşif yaptığında, buraların, tarihî Ermeni memleketi olduğunu gözleriyle de görsünler! Bahane bulamasınlar ve söylenecek söz kalmasın. Bilhassa; câmiler, medreseler, mezarlıklar, Türk ve Müslüman sembolü her ne varsa yakılsın, yıkılsın, hepten imha edilsin! Bütün kuvvetlerimizle arkanızdayız.
Güçlüyüz, kuvvetliyiz! Tekrar ediyorum; korkacağımız hiçbir şey yok! Erzurum kalesinde bayrağımızı dalgalandırırken votkalarımızı açmaya ne dersiniz?”
Sadece: “Hurra! Hurra!” sesleri yankılandı, o dağdan o dağa. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618478 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/618478.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT