BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Annee! Dedem ağlıyor

Çocuk mutfağa doğru bağırdı:

- Anneee! Dedem ağlıyor!

Neyse ki duymadı annesi...

***

Dede, devrinin en ünlü aktörlerinden biriydi. 

Milletlerarası festivallerde ödül kazanan ilk Türk filmlerinden birinde de ikinci adam olarak rol almıştı.

Yeşilçam’ın o yıllarında Türk sinemasında bir yıldız oyuncu olarak yerini aldıktan sonra, beyaz perdenin giderek kirlenmesi ve Türkiye’nin siyasi çalkantıları sebebiyle, sanatı bırakıp özel hayatına çekildi.

Ne yönetmen oldu, ne sinema yazarı... 

Bilerek, isteyerek unutturdu kendini...

Sinemadan ufak tefek kazançları ve babadan kalanlarla “küçük esnaf” oldu. 

Normal bir hayat sürdü. 

Önce çocukları, sonra torunları dünyaya geldi.

Şimdi İstanbul'a yakın bir ilçede, torunlarının geleceğini ve çokça da ölümü düşünerek günlerini tüketiyor.

Hiç öyle "Aaah siz bir zamanlar beni görecektiniz ki... Bizim zamanımızda..." havasında değil... Mahalleliyle sinema konuşmaz, eski bir film yıldızı olduğunu bilen bir kaç kişiyle de bu konulara fazla girmez.

Çok az televizyon seyreder. Kritik yapmaz. Otorite kesilmez. Sanata, sinemaya yabancı gibi davranır.

***

Eski aktör dede, göle bakan odadaki yemek masasında Türkiye gazetesinin bulmacasını çözüyordu. 

Renkli parkeler arasında bir iki tane beyaz parke kalmış gibi, birkaç boş kutu dışında çoğunu doldurmuştu karelerin... 

Bazı bulmaca karelerine konmuş rakamlara isabet eden harfler vardı. Bulmacanın altına bu harflerin yazılacağı şifre kelime için yan yana kutular konmuştu. 

Dede, o rakamların yanına denk düşen harfleri aşağıdaki kutuya yerleştirirken, şifre kelimenin kendi adı olduğunu hayret, şaşkınlık ve büyük bir minnetle gördü.

İki gözünden aynı anda süzülen iki damla, bulmacadaki kendi adının üzerine düşüverdi.

O sırada yanına gelen kız torunu mutfağa bağırdı:

- Anneee! Dedem ağlıyor!

Bereket duymadı annesi...

Dede, bu beklenmedik vefanın oluşturduğu gözyaşlarını silerek, gölü, daha doğrusu göl üstünde hayal meyal gördüğü eski bir filmini "izlerken", kocaman adamın ağlamasını çabuk unutan torunu, tekrar oyuncak trenini rayına yerleştirmeye çalışıyordu.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
628260 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/sadik-soztutan/628260.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT