BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Evde kal, çocuklarınla mutlu ol -1-

Virüs tehlikesinden dolayı okullar eğitime ara verdi. Herkes evlerine kapandı ama bu arada aileler çocuklarıyla da; sohbet etme, oynama, eğlenme, kitap okuma, ders programlarını birlikte izleme fırsatı buldular. Bu, değerli fırsatın en önemli yanı da, çocukların anne baba özlemini ve sevgisini yeterince tatmalarına fırsat tanımasıdır.
Çalışan anne babaların, çocuklarını bakıcıya, kreşe bırakmak zorunda oldukları bilinmektedir. Çalışan ebeveynlerden, yönetici durumunda olanlarla, işlerinin özelliği bakımından fazla mesai yapanlar, çocukları ile “daha az” beraber olabilmekteler.
Bazı anne babaların çocuklarına yeterince düşkün olmaması, kariyerlerinin ya da işlerinin daha önemli hâle gelmesi, çocuk yetiştirilmesinde yeterli bilgilerinin olmaması gibi sebeplerden çocuklar fazla ihmal edilmektedir.
Yeterince anne baba sevgisi alamayan çocukların birtakım problemler yaşadığı bilinen bir gerçektir. Çocuk, sevildiğini hissetmeden yaşayamaz. Çocuğun dünyasının tek dayanağı ve anlamı ana-baba sevgisidir. Anne-babalar, çocuklarına karşı sevgi sözünü kullanmaktan kaçınmasın. “Çocukların şımaracağı” düşüncesi ile sevgilerini esirgemeleri doğru değildir.
Anne babalar, evde kaldıkları bu ortamda biraz soluklanarak hayatlarını yeniden gözden geçirmeliler.
Anne babalar artık; önemsedikleri, taviz vermedikleri, durmadan koşturdukları işlerinin ve birtakım uğraşlarının, “unuttukları, ihmal ettikleri biricik çocuklarından” daha değerli olup olmadığını yeniden değerlendirmelidirler.
Hayatta bazı hataların dönüşü ve telafisi olmaz. Çocukların ihmali bu türden en vahim hatadır. Zamanında sevemediğimiz, ya da sevmediğimiz minicik çocuklarımızın, yetişkin olduklarında saçlarını okşamaya kalkarsak, komik duruma düşer, aldığımız cevaplarla hayal kırıklığına uğrarız.
Bir haber programında, zamanında çocuklarını sevemeyen bir babanın; “keşke yeniden küçülseler de doyunca sevebilsem” itirafını dinlediğimde duygulanmıştım. Her şey zamanında değerli ve güzeldir, bunu göz ardı etmemek gerek.
Çocuklar sevgi ister. Çocuk, kendisiyle geçirilen zamana eş olarak sevilip sevilmediğini anlar. Şimdi tam zamanıdır. Evde kalın çocuklarınızla birlikte mutlu olun...
        Seyfettin Karamızrak
 
 
 
ŞİİR
 
 
 
    Gönülden Seversen
 
              -Dağıtıcım Aydın için-
17 Nisan Ortaca’ya eve geldim
19 Nisan sizi tanıdım ve sevdim.
Artık gazetemi bırakıyorsun.
Beni mutluluğa gark ediyorsun.
Sağlığın koruyana şükürler olsun
 
Aydın ismi ki münevver insan
Sabah bisikletle görünüyorsan,
Dua ediyorum o an Rabbime
Seni koruyana şükürler olsun.
 
Aydın evlat biz ki seni çok sevdik
Evladımızdan birisin bildik.
O güler yüzünle gönül kazandın,
Tanıştıran Hakk'a şükürler olsun.
 
                     Mehmet Akkoca
 
 
 
UNUTULMAZ COĞRAFYALAR
 
BUHARA: Özbekistan Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan tarihî bir şehirdir. Zerefşân Irmağının aşağı havzasındaki büyük vahada yer alan Buhara şehrinin denizden yüksekliği 220 metredir. Kara ikliminin etkisinde olup kışlar soğuk, yazlar ise çok sıcak geçer. İslamiyet’ten önce İranlıların Türklerin veya başka milletlerin hâkimiyetinde kalmış olan Buhara’nın önemli bir ilim, kültür ve ticaret merkezi hâline gelmesi, Müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonradır. Emevîler zamanında ve Abbâsîlerin ilk devirlerinde Buhâra’da yerli hükümdardan başka Merv’deki Horasan valisi tarafından atanan bir emir bulunuyordu. Çağatay Hanedanı ve daha sonra Timur ve Timuroğulları devrinde Buhâra’da meydana gelen en önemli olay Behâeddîn Nakşibend hazretleri tarafından kurulan Nakşibendiyye’nin ortaya çıkmasıdır.
1950’lerde doğalgaz rezervlerinin bulunmasıyla Buhâra’nın gelişmesi hızlanmıştır. Buhâra şehri Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra tekrar ilim, kültür ve ticaret merkezi olmaya namzet görünmektedir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613672 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/613672.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT