BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sevgiye muhtaç olanlar

En çok sevgiye muhtaç olanlar mutsuz insanlar. Aslında onları sevmek lazım, iyileştirmek için. “Bu mümkün mü?” derseniz çok zor ve uzun bir yol çokça sabır gerektirir…
Ben çok deniyorum ama beceremiyorum. 3. gün pes ediyorum. Çaresi o kişiden uzaklaşmak gibi geliyor. Allah bizleri affetsin. Onlara da doğru yolu nasip etsin. Mutsuz kişiler çocuklarını bile sevmez, sevemez. Daha doğrusu kendisinin sevilmediğini düşündükçe çocuğu için bir şey yapmayı yük bilir. Vakti zamanında kendisi annesi babasından beklentilerini göremeyince eksiklik hisseder ve o da aynı yolda ilerler.
“Benim babam annem yapmadı ben mi yapacağım” diye o dili konuşur. Yaptıkları da vardır ama onu da kendi hasret kaldığı ilgi duyduğu bir şeyse yapar. Onu da zamanı geldiğinde başa kakar… Bu da iyi değil. Ben yıllarca saçımın okşanmasını bekledim olmadı. Sevgi görmedim, ruhum bile duymadı. Ne geleni sevdiler ne gitmeyi… Büyük bir bencillik sarmıştır ruhlarını. Huy işte “can çıkar huy çıkmaz” demiş atalarımız… Kendi yapmak isteyip de yapamadıklarını çocuklarından yapmalarını istemişler ama hiç destek vermemişler… Çünkü yine orada vefakârlık yok… Sadece yapsınlar, etsinler meselesi... Biz çocukları birçok şeyden mahrum etmişler en çok da sevgiden “biz sevmedik, siz de sevmeyin, kimse de sevmesin” demişler...
Kocaman bir ailemiz varken yalnızlığa mahkûm edilmişiz. Hep bir itiş kakış olmuş. Küslükler, dargınlıklar hep varmış. Allah’ın emaneti. Bilmemişler, vicdan azabı çekerler mi bilmiyorum. Ama ben hatırladıklarımı artık yüzlerine karşı üzülerek söyledim. Bunun iyi bir şey olmadığını nasihat ettim. Kendi acılarını, çektikleri derdi sen de görürsün siz de böyle olun. Hiç iyilik, güzellik dilememişler. Hayır dua etmemişler, sürekli beddua, ah etmişler. Ve ben onları affettim ve Allah rızası için seviyorum. Çok dua ediyorum. Onlarla münasebetim ateş gibi ne fazla yaklaşabiliyorum ne de uzaklaşabiliyorum. Vazife belli, evlat olan benim. Ben hakkımı helal ettim. İnşallah onlar da eder. Rabbim bunu bize ihsan etsin. İyiliklerin karşılığını bekleyenlerden etmesin. “Sen yapıyor musun ki ben yapayım?” demek ne kötü. Allahü teâlâ anamızı, babamızı mesut etsin.
        Hidayet Özgül
 
 
 
 
ŞİİR
 
           KADIN
 
Kadın anadır, bacıdır, yârdır.
Edeplidir, naziktir, kibardır. 
Sadık vefalı olanlar, candır.
Bulunmaz dertlere, o ilaçtır.
 
Resulümüz över çokça hadiste.
Yerin hazırdır kutlu cennete.
Uyan sahip çık sen emanete,
Aldanma günün şan şöhretine.
 
Kadın evde ise, var bereket,
Misafir gelir, olur hareket.
Tüter ocak, hem bulunmaz zillet,
 Çocuklar şendir ilişmez illet.
 
Ejder eder kadınlara hürmet,
Töremiz böyledir vermez zahmet.
Sevgi olan yerde yağar rahmet,
İnsan,  insana, etmez eziyet.
 
      Orhan Yavuz Ejder-Akhisar/Manisa
 
 
GÜZEL YURDUMUZ
 
CEYHAN NEHRİ: Akdeniz havzasında bulunan Çukurova’nın önemli bir akarsuyudur. Ceyhan, güneydeki ırmaklarımızdan birisidir. Uzunluğu 509 km, sularını topladığı bölgenin yüzölçümü 22.300 km2dir. Orta Torosların doğu bölümündeki Nurhak Dağından Söğüt Deresi adıyla çıkar. Elbistan’ın 3 km kuzeyindeki büyük kaynaklarla beslenir. Elbistan yakınında Söğütlü Deresine, Hurma ve Göksu’nun birleşmesi ile Ceyhan adını alır. Engizek ve Ahır dağlarındaki dar ve derin yarma vadilerinden ve Kahramanmaraş yakınlarından geçip Çukurova’nın kuzey doğusuna girer. Misis Tepelerini çevirdikten sonra meydana getirdiği geniş deltada akar. İskenderun Körfezine dökülür. Ceyhan, yolu boyunca aldığı Aksu, Çakur, Susas, Çeperce gibi derelerle daha da büyür.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620837 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/620837.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT