Yunanistan’ın kablo projesi yeniden duvara tosladı! Yunan milletvekili itiraf etti: "Türk donanması oldubittiye izin vermiyor!"
Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuku çiğneyerek emrivaki yapmaya çalışan Yunanistan-Güney Kıbrıs ortaklığı, Türk fırkateynlerinin sert müdahalesiyle bir kez daha hüsrana uğradı. Yunan Milletvekili Yannis Maniatis, Türk Donanması’nın yasadışı kablo döşeme girişimlerine nasıl engel olduğunu Avrupa Komisyonu’na şikayet ederek itiraf niteliğinde bir açıklama yaptı.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) uluslararası hukuku hiçe sayan planları bir kez daha duvara toslattı.
PASOK Partisi'nin Avrupa Parlamentosu üyesi Yannis Maniatis, Türk Donanması’nın denizlerdeki "oldubitti" girişimlerine izin vermediğini Avrupa Komisyonu’na şikayet ederek itiraf niteliğinde açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrini çerçevesindeki tavizsiz politikası karşısında çare arayan İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan'ın Amorgos ve Astypalea adaları arasında yasadışı fiber optik kablo döşeme girişimi, yeniden Türk fırkateynlerinin müdahalesiyle engellendiği iddia edildi.
"TÜRK DONANMASI DURDURUP BÖLGEDEN UZAKLAŞTIRDI"
PASOK Avrupa Parlamentosu Milletvekili Prof. Yannis Maniatis, Avrupa Komisyonu’na sunduğu acil soru önergesinde Türk Donanması’nın sahadaki etkinliğine değindi. Maniatis, "Ocean Connector" adlı kablo döşeme gemisinin bir Türk fırkateyni tarafından durdurulduğunu, çalışmaların sonlandırılmasının istendiğini ve geminin bölgeden ayrılmaya zorlandığını ileri sürdü.
ÜÇÜNCÜ ENGELLEME: "TÜRKİYE GEÇİT VERMİYOR"
Yunan basınında yer alan haberlere göre bu olay, Türkiye'nin 2024'ten bu yana Yunanistan'ın deniz bölgelerindeki hukuksuz girişimlerine vurduğu üçüncü büyük darbe olarak kayıtlara geçti.
Yunan milletvekili, "Türkiye daha önce de, Yunanistan-Kıbrıs hattındaki "Great Sea Interconnector" projesini, Midilli ve Sakız adaları arasındaki elektrik bağlantısı girişimini, ve son olarak fiber optik ağ çalışmalarını durdurdu" dedi.
RUM BASININDAN ATİNA’YA AĞIR ELEŞTİRİ: "TÜRKİYE’DEN ÇEKİNİYORLAR"
Yunanistan’ın Türkiye’nin uyarıları karşısında geri adım atması, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde de büyük yankı uyandırdı. Rum Alithia gazetesi, "Türkiye'nin uyarısının ardından projede belirsizlik" başlığıyla Atina'nın çaresizliğini manşetine taşıdı. Alphanews ise daha sert bir dille, "Atina, Türkiye'den çekiniyor" ifadesini kullanarak, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın Ankara’nın tepkisinden korktuğu için günlerdir NAVTEX (Denizcilere Duyuru) ilan edemediğini yazdı.
NE OLMUŞTU?
Türkiye’nin deniz yetki alanı vurgusu ve askeri-diplomatik baskısı, Atina ve Lefkoşa’yı Avrupa Komisyonu’nu harekete geçirmeye itti.
Yunanistan ve GKRY’nin, Avrupa fonlarından 657 milyon Euro destek aldıkları Kıbrıs-Girit Elektrik Bağlantısı (GSI) projesinin finansmanını güvence altına almak için Brüksel’e “son çare” olarak başvurduğu belirtildi.
Enerji Bakanları Stavros Papastavrou ve Yorgos Papanastasiou’nun, 15 Temmuz’daki AB Enerji Bakanları Konseyi’nde projeyi “Avrupa’nın stratejik altyapısı” olarak lanse ederek fonların kesilmesini engellemeye çalışacağı bildirildi.
Rum Bakan Papanastasiou’nun “Avrupa’nın sessiz kalmayı bırakmasını bekliyoruz. Avrupa fonlarını talep eden devletlere karşı sesini yükseltmeli” sözleri dikkat çekti.
TÜRKİYE’Yİ AB İLE TEHDİT ETMEYE KALKTILAR! "SON ÇARE BRÜKSEL"
Rum ve Yunan Bakanların, Türkiye’yi “denizde yeni emrivakiler yapmakla” suçlayarak AB’de ortak cephe kurulmasını istediği ileri sürüldü.
Alithia gazetesine göre Rum Enerji Bakanı Papanastasiou ve Avrupa Parlamentosu üyesi Yannis Maniatis, “Türkiye’ye karşı ortak cephe” çağrılarını “İncirli Adası Diyalogları” etkinliğinde dile getirdi.
RUM YÖNETİMİNDE BÜYÜK ÇATLAK
Öte yandan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde projeye dair ciddi bir kriz patladı. Kathimerini gazetesine konuşan Rum yetkililer, 1.94 milyar Euro’luk GSI projesinin askıya alınmasından doğrudan Yunanistan’ı sorumlu tuttu.
“Türkiye deniz dibi araştırmalarını durdurdu, biz de birbirimizi oyalıyoruz” diyen Rum kaynaklar, Atina’yı diplomatik zafiyetle suçladı.
Yetkililer, “İki ülke küçük detaylarla uğraşırken odadaki fili, yani Türkiye’nin veto gücünü görmezden geldiler” ifadelerini kullandı.
MSB ATİNA'YI AÇIK AÇIK UYARMIŞTI
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları Atina'ya Türkiye’nin deniz yetki alanlarında herhangi bir oldubittiye izin verilmeyeceğini açıkça belirtmişti. MSB'den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanılmıştı;
“Türkiye Doğu Akdeniz'de en uzun kıyıya sahip ülkedir. Türkiye'nin ve KKTC'nin bölgedeki varlığı gözetilmeden maksimalist talepler çerçevesinde Yunanistan, GKRY ile üçüncü taraflar tarafından planlanan ve ülkemizin rızası alınmadan deniz yetki alanlarımızdan geçmesi planlanan, fizibiletesi olmayan, yeterli kaynak tahsis edilmemiş ve tamamen tahrik amaçlı projelerin Doğu Akdeniz'de ısrarla sürdürülmeye çalışılması mümkün değildir. Hak ve menfaatlerimizi gözetmeyen bu tür davranışlara karşı bizim tutumumuzda bir değişiklik bulunmamaktadır. Daha önce ne yaptıysak yine aynısını yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda ısrarcı olunmasının bir anlamı bulunmamaktadır. Bununla birlikte Ada'daki Türk varlığını yok sayan, hassas dengeleri bozma amaçlı her türlü girişime karşı Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin sağlanması, hak ve menfaatlerinin korunması için gerekli tüm tedbirler tarafımızdan alınmaktadır.
Türkiye, GKRY'nin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini ve Ada'da barış ve istikrar ortamını tehdit eden faaliyetlerine karşı garantörlüğün kendisine vermiş olduğu yetkileri kullanmaktan çekinmeyecektir.”
