Petrolde alarm! 44 yıldır böylesi görülmedi
Hürmüz Boğazı’ndan ham petrol akışı günlük 17,5 milyon varille savaş öncesi seviyelere oldukça yaklaştı. Ancak fiyatlarda 100 dolar ısrarı devam ediyor. Yüksek taşıma maliyetleri ve yeniden çatışma endişeleri riskleri canlı tutarken, stoklarda da dikkat çeken düşüşler yaşanıyor. ABD’de stratejik petrol rezervindeki stoklar 283 milyon varile kadar geriledi ve 1982’den bu yana en düşük seviyelere çekildi. Bu gelişmeler petrolde düşüşü frenliyor.
Petrol piyasalarından gelen son işaretler arzda toparlanmaya işaret etmesine rağmen, fiyatlarda 100 dolar barajının korunması ve anlamlı bir düşüş yaşanmaması dikkat çekiyor.
JP Morgan tarafından paylaşılan son analizde göre Hürmüz Boğazı’ndan ham petrol akışı günlük 17,5 milyon varile, yani savaş öncesi seviyenin yüzde 98'ine ulaştı. Dizel ve benzin gibi rafine ürünlerde ise akış günlük 3 milyon varile çıktı. Bu da savaş öncesinin yüzde 58'ine denk geldi.
Körfez üreticileri de nakliye risklerine rağmen Hürmüz Boğazı üzerinden daha fazla petrol taşımaya başladı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin alternatif güzergâhları kullanması da arzın piyasaya ulaşmasını kolaylaştırıyor.
STOKLARDA ALARM
Arz tarafında yaşanan bu gelişmelere karşılık, stoklarda hızlı gerileme yaşanıyor. ABD’de açıklanan son verilere göre ülkede stratejik petrol rezervindeki stoklar 283 milyon varile kadar geriledi. Rezervlerde düşüş üst üste 28’inci haftaya taşınırken; mevcut durum, 1982’den bu yana en düşük seviyelere işaret etti.
Energy Aspects tarafından verilen bilgilere göre ise küresel petrol stokları yaklaşık 4,3 milyar varile geriledi. Bu rakam, savaşın başladığı mart ayına göre 400 milyon varilden fazla düşüş olduğunu gösterdi. Rakamlar, küresel piyasalarda yeni bir arz şokuna karşı kullanılabilecek tamponun daha sınırlı olduğunu gösterdi.
ASKERÎ ENDİŞELER SÜRÜYOR
Piyasalarda devam eden güvenlik endişeleri de petrolde düşüşü frenliyor. Hürmüz Boğazı'ndan akışlar toparlanmış olsa da ekim ayının ilk günlerindeki tanker saldırıları piyasadaki risk primini canlı tutuyor. Öte yandan ABD’de kasım seçimlerinin ardından Orta Doğu’da yeniden askeri hareketlilik beklentileri de petrolde gelecek dönem için arz korkularını besliyor.
MALİYETLER YÜKSELİYOR
Bu arada güvenlik riski sebebiyle petrol tankerlerinin daha uzun rotalar kullanması, gemiden gemiye transferler ve alternatif terminallerin devreye girmesi taşıma maliyetlerini de artırıyor.
Bölgeden gelen son haberlere göre Batı Afrika'dan Çin'e varil başına taşına maliyeti 27,22 dolara çıktı. Temmuz ayında aynı sevkiyatın maliyeti yaklaşık 6,50 dolar seviyesindeydi. Bu sürede maliyet yüzde 319 arttı.
Analistler “Petrol geliyor ancak aynı petrolü tüketiciye ulaştırmanın maliyeti savaş öncesine göre çok daha yüksek” tespitinde bulunuyor.
RAFİNERİLER SIKINTIDA
Öte yandan Rusya'nın rafineri ve ihracat kapasitesindeki problemler ve Orta Doğu'daki rafineri aksaklıkları da hazır yakıt (dizel) arzını sınırlıyor. Rafineriler ihtiyaç duydukları ham petrolü daha yüksek fiyatlardan almak zorunda kalabiliyor.
Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen de bu noktaya dikkat çekerek “Brent ile gaz yağı arasındaki fark, yaklaşık 100 dolar/varil seviyesindeki zirveden gerilese de hâlâ 77 dolar civarında. Rusya arzındaki düşüş, Orta Doğu ihracatındaki kısıtlamalar ve Çin'in ekim ayı yakıt ihracatını durdurması, rafine ürün piyasasındaki sıkışıklığı sürdürüyor” paylaşımında bulundu.

