Yerel seçimlere az bir süre kala istifalar ve krizlerle savrulan CHP’de sular bir türlü durulmuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday belirleme yöntemi ve seçtiği adaylar parti içinde büyük rahatsızlığa sebep oldu. Eleştirilerin merkezinde, Kılıçdaroğlu’nun CHP’den çok HDP’ye ve kendi kimliğine yakın olan isimleri aday yaparak, partiyi çizgisinden uzaklaştırması olduğu belirtiliyor. Parti içinde CHP Genel Başkanı’nın artık güven vermeyen bir siyaset izlediği savunuluyor. Kılıçdaroğlu’nun özellikle Maltepe’de adı yolsuzlukla anılan Ali Kılıç’ı, Siverek’te Fatih Mehmet Bucak’ı, Etimesgut’ta FETÖ’den gözaltına alınan avukatı Celal Çelik’i ve Kadıköy’de HDP’ye yakınlığı bilinen Şerdil Dara Odabaşı’nı aday göstermesinin parti içindeki rahatsızlığı doruk noktasına çıkardığı ifade ediliyor.

EN YAKININDAKİ İSİM BİLE GİTTİ

Kılıçdaroğlu’na kazan kaldıran isimlere her gün bir yenisi ekleniyor. Adaylık bekleyen teşkilat başkanları isimlerini listelerde göremeyince bir bir görevi bırakırken CHP’yi en çok sarsan, Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerden biri olan Akif Hamzaçebi’nin istifası oldu. İsmi bir dönem İstanbul için geçen ve aday yapılmadığından dolayı Kılıçdaroğlu’na kırgın olduğu ifade edilen Hamzaçebi, Maltepe’de adı yolsuzluk iddialarıyla anılan Ali Kılıç’ın yeniden aday gösterilmesine tepki olarak Genel Sekreterlik görevini bıraktı. 

31 MART SONRASINA ‘İNCE’ HAZIRLIK

Hamzaçebi’den sonra Muharrem İnce de “CHP Genel Merkezi’nin yaptığı yanlışlıklar Ağrı Dağı’nı aştı. Ben bunları biliyorum. Hiç konuşmuyorum. Belediye meclis üyeliklerini, MYK uhdesine almaya çalışırsan yanlış yaparsın” diyerek rahatsızlığını açıkça ortaya koydu. 24 Haziran genel seçimlerini hemen ardından “değişim” söylemiyle CHP’deki isyanı ateşleyen İnce, olağanüstü kurultay çağrısında bulunmuş ancak yeterli imzayı bulamamıştı. Yerel seçimlerde aday belirleme sürecindeki sıkıntılar CHP’deki “yönetim krizini“ tekrar gün yüzüne çıkardı. Muharrem İnce’nin CHP Genel Merkezi’ni eleştiren son açıklaması ise yerel seçimlerinden sonra tekrar Kılıçdaroğlu ile koltuk yarışına gireceği şeklinde yorumlandı. 

TEKİN: LİYAKAT BİR YANA BIRAKILDI

Hamzaçebi ve  İnce’nin ardından CHP’nin önemli isimlerinden Gürsel Tekin de sessizliğini bozdu. İsmi İstanbul için geçen ancak aday yapılmayan Tekin, aday belirleme sürecinde başka ölçütlerin devreye girdiğini söyledi. “Biz eskiden kim CHP’ye bir oy fazla kazandırırsa o aday olmalıdır derdik” diyen Tekin, Kılıçdaroğlu’na tepkisini şöyle dile getirdi: “Bugün CHP’nin oy kazanmasından ve başarısından başka ölçütler de devreye girmiş durumda. Kişisel, şahsi ölçütler ve keyfilik ne yazık ki maliyetsiz değildir. 31 Mart’ta bu maliyet ile partimizin karşılaşmamasını umut ediyoruz.  Aday belirleme sürecinde liyakat ilkesinin gereğinin yapılmadı. Liyakat ilkesi bir kenara bırakıldı, şahsi yakınlık ve tutum öne çıkartıldı. Birçok ilde başarılı hizmetlere imza atan belediye başkanlarının sırf olağanüstü kurultay talep ettikleri için yeniden aday gösterilmedi. Yine bazı illerde seçimi kazanabilecek seviyede olan halk desteği bulunan arkadaşlarımız da aynı gerekçeyle adaylık dışında bırakıldı. Bu CHP tarihine, kültürüne yakışan bir adım değildir.”

CHP’deki isyanın önümüzdeki günlerde daha da büyüyebileceği, istifalara yeni isimlerin eklenebileceği belirtiliyor.