Kaydet
a- | +A

Ebül Hayr Habeşî hazretleri, gençliğinde, birinin kölesiydi.

Efendisi, her zaman, bir arzusu olup olmadığını sorar, bir şeyler istemesini arzu ederdi.

Ama o, (yok) derdi.

Bir şey istemezdi.

Bir gün sıkıştırınca;

"Eğer çok istiyorsan, beni Allah için âzâd et" buyurdu.

O ise;

"Yıllardır efendi sen, köle bendim. Seni ben çok önceden âzâd etmiştim" dedi.

O da ayrılıp gitti.

Ve Bağdâd'a vardı.

Orada bir velî zâtı gördü.

O zât kendisine;

"Ey Ebül-Hayr! Hicaz'a git. Aradığını orada bulursun" buyurdu.

O bunu, (emir) bildi.

Ve Mekke'ye gitti.

Yıllarca orada kalıp, oranın büyüklerinden çok istifâde etti.

Kabr-i saâdete her gittiğinde;

"Esselâmü aleyküm yâ Resûlissekâleyn" derdi.

Efendimiz de cevâben;

"Ve aleykesselâm yâ Tâvûs-ül-Haremeyn" diye cevap buyururlardı.

● ● ●

Kendisi anlatır ki:

Altmış sene Mekke ve Medîne'de oturdum.

Çok maddî sıkıntı çektim.

Ne zaman birinden bir şey istemeyi düşünsem, bir ses işitirdim.

Gâibten gelirdi.

Ve can kulağıma;

"Bize secde ettiğin yüzü, kulların önünde küçük düşürmekten utanmaz mısın?" der ve beni vazgeçirirdi.

ÖNE ÇIKANLAR