Şam evliyâsından Muhammed Ebû Müslim hazretlerini, bir başka din adamı çekemiyor, aleyhinde konuşuyordu ötede beride. Sevenleri bir gün; - Efendim, filân hoca aleyhinizde konuşuyor, dediler. Cevap olarak; - Sabredin, buyurdu. Onun bu düşmanlığı, dostluğa dönüşecek. Hem de pek yakında. O esnada kapı çalındı.
Açtığında o hocayı gördüler eşikte.
Hıçkırarak ağlıyordu.
Rüyadan haberdarız! Büyük velî, tebessümle; - Gördüğünüz rüyâdan haberdarız, buyurdu.
Ve ekledi: - Murâdınız neyse söyleyin. - Efendim, dün gece, kendi kendime; "Yâ Rabbî, kırk yıldır Habîbinin hadîs-i şerîflerini okutuyorum. Lâkin mübarek cemalini görmek hiç nasîb olmadı. Acabâ ne kusurum var ki?" diye düşündüm.
Bu düşünce içinde uyumuşum.
Rüyâda bana; - Sen Onu göremezsin. Boşuna uğraşma! dediler. Merakla sordum: - Neden?
- Resûlullah sana kırgın. Çünkü Onun sevdiklerini sevmiyorsun. Hatâmı anlamıştım.
Ne olur, affedin beni! Sizi gördüm o ara.
Efendimizin yanında, edeble oturuyordunuz.
Bunları anlattıktan sonra; - Ne olur, beni affedin efendim. Sizi çok seviyorum, dedi. Mübarek, şefkatle bakıp; - Üzülme. Murâdına kavuşacaksın, buyurdu. Hoca, sevinçle ayrıldı huzurdan. Ertesi sabah tekrar geldi. Bu defa da sevinçten ağlıyordu. - Gördüm dedi. Resûlullah Efendimizi gördüm. Bu, tamamen sizin himmetiniz. Ve diz çöktü önünde. Bir daha da ayrılmadı o dergâhtan.
E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

