Tâbiîn-i kirâm’dan Âmir bin Abdullah hazretleri, Eshâb-ı kirâmdan Zübeyr bin Avvam hazretlerinin torunudur.
Bir gün bu büyük zâta;
"Efendim, bir mübârek geceyi ihyâ etmek için sabaha kadar ibâdet etmek gerekir mi?" diye sordular.
Cevâbında;
"Hayır, bir saat kadar ihyâ etmek, bütün geceyi ihyâ etmek olur" buyurdu.
● ● ●
Bir gün de;
"İbâdetlerin en mühimi nedir efendim?" diye sordular.
Cevâbında;
"En mühim ibâdet; bütün ibâdetleri kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran namazdır" buyurdu.
● ● ●
Bir gün de buyurdu ki:
“Namâzı doğru kılmakla şereflenen bir kimse, çirkin şeyler yapmaktan korunmuş olur. Âyet-i kerîmede meâlen (Doğru kılınan namaz, insanı kötülüklerden herhâlde uzaklaştırır) buyuruldu.”
● ● ●
Biri de bu zâta gelerek;
“Âhirette kurtulmak için ne yapmalıyım efendim?” diye sordu.
Büyük velî, ona;
“Tek şey yap!” buyurdu.
“O nedir ki efendim?” deyince de;
“Kurtulanlarla berâber ol. İyilerle berâber olursan, âhirette kurtulursun” buyurdu.

